Gönderen: Ruhdoktoru | Eylül 5, 2014

Neden Mesaj, Mail ve Sosyal Medya Bağımlısıyız?

sosyal medya bagimlisiHiç e-mail, twitter ya da mesaj bağımlısı gibi kendinizi hissettiğiniz oldu mu? Mail kutunuzda yeni gelenler olduğunda görmezden gelebilmeniz mümkün oluyor mu? Gelen mail ya da mesajları görmezden geldiğinizde bunu sadece işteyken yapabildiğinizin farkında misiniz? Haklısınız!

Suçlu: dopamin! Dopamin 1958’de Arvid Carlsson ve Nils-Ake Hillarp tarafından İsveç Ulusal Kalp Enstitüsü’nde keşfedildi. Dopamin beyinde salgılanan, düşünme, hareket etme, uyuma, dikkat, motivasyon, ruh hali, ödüllendirme gibi neredeyse tüm beyin fonksiyonlarında kritik rol oynayan bir kimyasaldır.

Haz & arayış. Dopamin beyinde hazla ilgili sistemleri kontrol eder. Ve haz hissedilmesini sağlar. Böylece sizi bu hazları elde edecek davranışlar konusunda arayışa yönlendirir. Son araştırmalar bu bakış açısını değiştirir mahiyette. Dopaminin haz yasamaya değil, davranış arayışına neden olduğu ortaya çıktı. Dopamin istemeye, arzu etmeye ve arayışa neden oluyor. Bu da genel olarak uyarılma ve hedefe yönelik davranış düzeyini artırıyor. Özetle dopamin bizim yaşantımızda ilerlememiz, öğrenmemiz ve hayatta kalmamız için gerekli sistemleri motive ediyor. Sadece fiziksel ihtiyaçlar (yemek, cinsellik) değil ayrıca soyut kavramlar (fikirler için merak, bilgi için arayış) için de etkin. Araştırma sonuçlarına göre beğenme/haz duygusunu hissettiren dopaminden farklı olan, opioid sistem.

İstemek & beğenmek. Araştırmacı Kent Berridge’e göre, “isteme” (dopamin) ve “beğenme” (opioid) olmak üzere bu iki sistem birbirini tamamlayıcı nitelikte. İsteme sistemleri bizi aksiyona yönlendirirken beğenme sistemleri bizi tatmin ederek arayışı durdurmayı sağlar. Eğer isteme bir an bile olsa durmazsa kişi sonsuz bir döngünün içine girer. Dopamin sistemi opioid sistemden daha güçlüdür. Çünkü insan tatmin olmaktan daha çok arayış içerisindedir.

Dopamin döngüsü. İnternet, twitter ve mesajlaşma ile arama arzusuyla neredeyse anlık haz yaşanır. Şuanda biriyle konuşmak mi istiyorsunuz? Mesaj yollayın ve bir iki saniye içinde cevap gelsin. Bazı bilgileri mi elde etmek istiyorsunuz? Sadece isteğinizi Google’a yazın. Meslektaşlarınızın neler yaptığını mi görmek istiyorsunuz? Doğruca Linked In’e. Dopamin kaynaklı bir döngünün içine girmek artık çok kolay. Dopamin arayışı başlatıyor, ve hızlı ödüllendirme ile daha fazla arayışa giriliyor. Böylece yeni mesaj ya da mail merakı ile sürekli e-maileri, mesajları, telefonu kontrol etme arzusu gittikçe daha fazla güçleniyor.

Telefon bagimlisiFazla, daha fazla, daha da fazla… İlginçtir ki yapılan son beyin tarama araştırmalarına göre beyin ödülü elde ederken değil beklerken daha fazla aktivite gösteriyor. Fareler üzerinde yapılan bir araştırmada dopamin nöronları yok edilmiş farelerin yürüyebildiği, çiğneyebildiği yutabildiği fakat yiyeceği yanındayken bile açlıktan ölebileceği görülüyor. İsteme ve beğenme, hazzetme birbiri ile bağlantılı olduğu halde, araştırma dopamin sisteminin doygunluk hissi veremediğini gösteriyor. Yani dopamin sistemi “daha fazla daha fazla” diyerek, aradığınızı bulsanız bile daha da fazlasına yönelmenize neden oluyor. Kaç defa aradığınız bilgiye Google’da kolayca ulaştığınız halde kendinizi yarım saat sonra halen o bilginin peşinde daha fazla bilgiyi ararken buldunuz?

Anahtar: Öngörülemezlik. Dopamin ayrıca öngörülemezlik tarafından uyarılıyor. Tam olarak tahmin edilemeyecek bir şeyin olması dopamin sistemini aktive eder. E-maillerimiz, twittlerimiz ve mesajlarımızın ne zaman ya da kimden geleceğini tam olarak bilemeyiz. Öngörülemez. Bu da tam olarak dopamin sistemini uyaran bir durumdur.

Pavlovcu ipuçları. Dopamin sistemi özellikle bir ödül geleceğine dair ipuçlarına karsı hassastır. Eğer bir şey olacağına dair küçük spesifik bir ipucu varsa, dopamin sistemi ateşlenir. Böylece mail ya da mesaj geldiğinde bir ses ya da görsel bir ipucu varsa bağımlılık etkisini artırabilir.

140 karakter daha bağımlılık yapıcıdır. Dopamin sistemi, gelen bilgi az ise tamamen tatmin etmediği için daha fazla aktive olur. Kısa mesajlar ya da twittler dopamin sistemini şiddetlendirmeye gayet uygundur.

Dopamin döngüsünün yoruculuğu. Dopamin sisteminden gelen sürekli bir uyarılma yorucu olabilir. Sürekli dikkati bu yöne doğrultma asıl yapılacak olan işleri başarmayı zorlaştırabilir. Peki dopamin döngüsünden kurtulmak için ne yapılabilir? İlk sırayı alması nasıl engellenebilir

internet bagimlisiİpuçlarını kaldırın. Dopamin döngüsünü durduracak ya da önleyecek en önemli etken ipuçlarını kaldırmak. Telefon ve bilgisayarınızda yeni gelen mesajların otomatik uyarılarını kaldırabilirsiniz. Otomatik uyarı sistemleri son derece işlevsel olsalar da aslında sizi kafeste bir fare konumuna da sokabilir. Eğer bulunduğunuz ortamda çalışmalarınıza tam olarak konsantre olmak istiyorsanız, görsel ve işitsel ipuçlarını mümkün olduğunca kapatmalısınız. Dopamin döngüsünü önleyecek en önemli yol bu.

Çeviri: ruhdoktoru.com

Referans: Kent C. Berridge and Terry E. Robinson, What is the role of dopamine in reward: hedonic impact, reward learning, or incentive salience?: Brain Research Reviews, 28, 1998. 309–369.


Responses

  1. Çok güzel anlatmışsınız teşekkürler…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: