Gönderen: Ruhdoktoru | Kasım 12, 2009

Anksiyete (Kaygı) ile Başa Çıkmanın Beş Yolu

depresyon,anksiyete,kaygıAnksiyeteyle başa çıkma yollarını öğrenme, özellikle yaygın anksiyete bozukluğu (generalized anxiety disorder) olan kişilerin tatminedici bir yaşam sürmesi için oldukça gereklidir. Profesyonel ve kendine yardım (self-help) gibi iyileştirme methodlarının ötesinde bu maddeler size günlük kaygınızla başetmeniz için yardımcı olabilir. Bir başka yazımızda da bahsettiğimiz alternatiflere ek olarak işte size beş öneri.

1. Yatışmaya Çalışın

Terapistlerin en yararlı başa çıkma yöntemi yatıştırmadır. Kendinizi yatıştırmayı ve rahatlatmayı öğrenerek yaşadığınız duyguları tolere edebilirsiniz. Bu an sonunda geçecek düşüncesi son derece yararlı olabilir. Önemli olan bunu düzenli yapmak ve buna güvenmekdir.

2. Nedenleri Belirleyin

Yaygın anksiyete bozukluğu olan birçok kişi, kaygısının gerçek nedenini belirlemek için uğraşır. Bunlardan bazılarının nedeninin ‘korku’ olması muhtemeldir. Fakat bazı kişiler de bu nedenleri bulmak için kendilerine izin vermezler. Kendine dürüst olup (ister olmasını istediğiniz birşey olsun ister daha ciddi birşey olsun) nedeni arama, etkin başa çıkma için önemlidir.

3. Problemi Çözün

Anksiyete bizi harekete geçirmeye ve problemleri çözmeye zorlar. Eğer problem üzerinde bazı etkileriniz varsa, hesaplı bir şekilde harekete geçmek kısa vadede kaygının yatışması için harika bir yol olabilir. Ne yazık ki bütün problemler çözülebilir değildir. Kontrol eksikliği ve belirsizliği yönetmeyi öğrenme bir diğer önemli başa çıkma ve tedavi yöntemidir.

umut4. Geçeceğini Unutmayın

Hayatta az şey kalıcıdır. Bu; yaşadığınız stresörleri, içsel fizyolojik durumlarınızı ve  mevcut endişelerinizi de içerir.  Anksiyeteniz alevlendiğinde ve stresiniz arttığında güçlü kalmaya çalışın, inancınıza sımsıkı sarılın ve geçeceğini unutmayın.

5. Gevşeyin

Bazı hızlı gevşeme tekniklerini öğrenmek anksiyeteyle başa çıkmak için harika bir yol olabilir. Kısa bir kas-gevşeme egsersizi yapmak, diyaframdan (göğsünüzden değil) yavaşça nefes alıp vermek, ve hızlı bir farkındalık (mindfulness) meditasyon seansı yapmak beden ve zihni sakinleştirmek için oldukça yararlıdır.

Çeviri: ruhdoktoru.com

Kaynak: About.com

About these ads

Responses

  1. İnanılmaz bir kaygı içerisindeyim, çok korkuyorum. Korkumun nedeni bir işe başlayacak olmam; işi başarıp başaramayacağım konusunda tereddütteyim. Kendime güvenimi kaybettim. Eğer işi başaramazsam kötü şeyler olacak gibi hissediyorum. Lütfen bana yardım tavsiyelerinde bulunun.

  2. Merhaba,

    Yeni işe başlayacak olan herkes bir miktar korku ve kaygı yaşar. Emin olun ki iş arkadaşlarınız ya da müdürleriniz de ilk başladıklarında aynı endişeleri taşıdılar. Bu sebeple onlar da sizden ilk aşamada kusursuz bir performans beklemezler. Zamanla ve tecrübeyle hatta bazen hata da yaparak işinizi en iyi şekilde yapabilir hale geleceğinize eminim.

    Unutmayın yeni bir iş yeni bir başlangıçtır. Kendinize bir şans vermelisiniz.

    Sevgiyle kalın…

  3. Merhabalar,

    Yazınızı çok beğendim, sayfalarca yazıya bedel öz bir yazı. Bir dönem popüler psikoloji, NLP ve kişisel gelişim ile ilgilenmiştim ama açıkçasını söylemek gerekirse birçoğu beni tatmin etmiyordu. Çünkü neredeyse hepsinde insanın egosu ön plana çıkartılıp “sen istersen her şeyi yapabilirsin” mesajı veriliyordu. İnsan bu kadar acizken ve giriştiği birçok şeyi bitirmeyi beceremezken egoya bu kadar vurgu yapılması hiç bir işime yaramadı ve daha çok ümidimi kırdı. Sizin sitenizi çok beğendim. Bir çok konu güncel hayatımıza yönelik ve pratik tavsiyeler içeriyor ve makul önerileriniz var. Emeğinize sağlık. Teşekkür ediyorum Melek Hanım
    Bir sorum olacak. Öğrenciler için en stresli ve kaygılı dönemleri herhalde sınavlarıdır. Genellikle sınav haftası gelip çatana kadar çalışmaktan kaçındığım için son hafta biyolojik ve psikolojik olarak tamamen kilitleniyorum. Tabi ortaya bir fiyosko çıkıyor. Yapmam gerekli olan her şeyi aynı anda düşünüp gözümde büyütüyor ve problemlerle yüzleşmekten ziyade kaçmaya çalışıyorum. En güzeli olmuyor derken hiçbirşey olmuyor ve ümidimi yitiriyorum. Bu dünyada hiçbir işe yaramaz zavallı biri gibi hissediyorum kendimi. Bu ruh haletinden kurtulup sınavlarımda başarılı olmam için neler tavsiye edersiniz ?

    • Merhaba,

      Öncelikle blogumla ilgili güzel yorumlarınız için teşekkür ederim.

      Yaşadığınız durum öğrenciler (hatta çalışanlar) için oldukça yaygın bir durum. Son dakika insanı olmayı seviyoruz. Sorumluluklarımızın farkında olduğumuz halde erteliyip sırtımızda yükünü taşıyoruz, bu da yetmez gibi sonuç elbette bizi tatmin edecek nitelikte olmuyor. Gördüğünüz gibi bu bir süreç. Sizi de en çok etkileyen sonuç. Düzelmesi gereken yer ise bu sürecin başlangıcı. Sorumluluklarınızı yerine getirdiğinizde tatmin duygusu kendiliğinden gelecektir.
      Size etkili çalışmaya ilişkin birkaç tavsiyede bulunacağım. Umarım işinize yarayacak noktalar olur.
      1. Amaç. Öncelikle yapmanız gereken iş ne olursa olsun (sınav, proje) hedefinizi tekrar bir hatırlayın. Asıl amacınızı ve ideallerinizi düşünün. Uğraştığınız şeylerin bu gaye için atılması gereken adımlar olduğunu bilin. Unutmayın her biri sizi hedefinize daha da yaklaştıracak.
      2. Zaman. Çalışmanız için uygun zamanı belirleyin. Ve bu zaman dilimlerini tercih edin.
      3. Konsantrasyon. Etkili çalışmak için konsantrasyon şart. Dikkatinizi dağıtacak şeylerden (telefon,internet, hatta arkadaş!) uzaklaşın. Müzik dinlemek odaklaşmanıza engel olmuyorsa, kulağınızda hafif bir müzikle dışarıdan gelecek diğer dikkat dağıtacak unsurlardan uzaklaşmış olursunuz.
      4. Mola. Çalışmak saatler boyu hiç kalkmadan masa başında oturmak değildir. Dikkat dağılır zihnin dinlenmeye ihtiyacı vardır. Zihin yavaş yavaş körelen bir bıçak gibidir, Bir süre sonra işe yaraması için daha da fazla zaman harcarsınız. 40- 50dk da bir onar dakikalık molalar verin. Zihninizi bileyin.

      Sevgiler,

      Melek

  4. Sayın doktorum,
    gerek blogunuz gerekse sorulara verdiğiniz ayrıntılı yanıtlar için çok teşekkürler. Bizim sıkıntımız , oğlumun yoğun endişeleri var.. 12 yaşında, geceleri veya günün herhangi bir saatinde içine bir sıkıntı geldiğini, ellerinin terlediğini,içinde bilinmeyen nedenlerden korkuları olduğunu,vebu yüzden sanki bir balon şiştiğini hissettiğni söylüyor. Kötü düşüncelerin geldiğini bunları yoketmek için başka şeyler düşünse de onları bu kötü düşünceleri yok etmek için düşündüğü için bir işe yaramadığını ifade ediyor. Canavar veya harhangi bir yaratık ile bu korkularının ilgisi olmadığını , bizleri kaybetmek korkusu yaşadığını söylüyor.yemek yerken de sevdiği şeyler bile olsa 4 -5 lokmadan sonra sanki o yemeğin işkence haline geldiğini söylüyor.
    Çocuğumuzdaki stres, korku ve kaygıları nasıl azaltabiliriz? Evde uygulamamız gereken metodlar var mıdır? Onu nasıl bu korkularını yenebileceği konusunda cesaretlendirebiliriz, sadece artık büyüdün ,yenebilirsin bunları mantıklı düşün demekle olmuyor. Yardımlarınız, önerileriniz ve rehberliğiniz için şimdiden teşekkürler.

    • Merhaba,

      Oğlunuzun endişelerinin nedenini öğrenmek, ona yardımcı olabilmek için atılacak ilk adımlardan biri. Bunun için en kısa zamanda oğlunuzu bir uzmana (psikiyatrist, psikolog) götürüp profesyonel takibi altına girmesini sağlamanız gerekiyor.
      Bunun yanında siz ebeveynlerine düşen şey ise; çocuğunuza her zaman yanında olduğunuzu hissettirmeniz. Onu dinleyin. Kendisini ifade ettiğinde de “öyle bir şey yok, saçma bunlar, mantığa uyuyor mu?” seklinde ifadelerden kaçınmamız gerekiyor. Aksi halde kendisini ailesinin de anlamadığını, tüm korkularının arasında yalnız olduğunu düşünür. İhtiyaç duyduğu her an size rahatça ulaşabileceği mesajını verin. Uzman takibi altında kısa zamanda toparlanacağını düşünüyorum.

      Geçmiş olsun,

      Sevgiler

  5. Merhabalar ” öncelikle kaygı bozukluğumun nedeni etrafımdaki kişilerce kafana takma yoksa gerçek olur düşüncelerin ortaya çıkardığı stres kafamda çıkardığım durum düşünmek istemediğim halde bu söylenti kafamda ağır bir his oluşturuyor ve etrafımdakilerin söyledikleri gibi düşünürsem olur mu korkusu 2 yıldır kafamda sizce nedenli bir durumdayım. Önerileriniz için şimdiden teşekkürler.

    • Merhaba,

      Oncelikle her insanda stres ve kaygi duyulan alanlar mevcuttur. Hayatin normal bir parcasi oldugunu unutmayalim. Uzerinde dusunmek gerceklesmesine sebep olmaz. Cevrenizdeki insanlar size yardimci olamadigi zaman bazi otomatik kaliplarla guya yardimci olmaya calisirlar. “kafana takma yoksa gercek olur” da bunlardan biri. Size sunu soyleyebilirim ki, eger yasadiginiz herhangi bir olumsuz durum hayatinizin bir veya iki alanini (ev, okul, is) olumsuz derecede etkiliyor ve hayat kalitenizi dusuruyorsa bir uzmana gitme ve onun takibi altina girme zamaniniz gelmis demektir. Yasadiginiz kaygiyi kontrol altinda tutacak ve size bu zor zamaninizi atlatmada yardimci olacak cok sayida uzman var.

      Gecmis olsun,

      Hayat elimizdeki en kiymetli emanet, bunu unutmayin.

      • Cevabınız için teşekkür ediyorum. Yani aklıma kurduğum bir hastalık düşünmekle ya da böyle bir durum ortaya çıkarmaz değil mi ? Zaten böyle bir düşünce oluşmasının sebebi de söylediğim gibi etraftaki insanların takma gerçek olur sözleri. Teşekkürlerimi sunuyorum.

      • Rica ederim. Düşünce yoluyla hasta olmazsınız. Dediğiniz düşünceleri kontrol altında tutmakta zorlanıyorsanız bir uzmandan yardım almayı ihmal etmeyin. Benim burada söylediklerim yol gösterebilir fakat asıl çözümü daha kapsamlı ve takibi altında olduğunuz uzmanlardan bulabilirsiniz.

        Sevgiler

        Melek

  6. Merhaba yazınızı çok beğendim ve yorumları okurken gerçekten önemseyerek yorumlar yapmışsınız bundan dolayı bende içsel sıkıntımı yazmak istedim. Arkadaşımın belirtiği durum bende de var üzerinde durulan bir hastalığın örneğin kalp krizi kafaya takmakla ortaya çıkacak bir durum olacağını düşünürdüm.Okul dershane gerçekten beni yoruyor kafamda bir de bu düşünce. Üzerinde durulan durum gerçekleşmez demişsiniz gerçekten çok rahatladım. Anksiyete bu olabilir mi ?

    • Merhaba, yorumunuz için teşekkürler. Elimden geldiğince vakit ayırmaya calısıyorum.

      Öncelikle bu düşünceye sahip olmanızın bir nedeni var mı bunu bilmek lazım. Yakın çevrenizde kalp krizi yasayan biri ya da televizyonda bu durumu yasamış olanlara ekrandan tanıklık etmeniz bile sizi bu düşüncenin etkisi altında bırakmaya yetmiş olabilir. Olumsuz görüntülerden ve ortamlardan uzak durmaya çalışın.
      Kalp krizi geçirmeyi düşünmek geçirmeye neden olmaz. Kalp krizine neden olan başlıca faktörler şunlardır: yaş (erkeklerde 45 yaş ustu daha riskli), yüksek kolesterol, tansiyon, diyabet, genetik yatkınlık, obezite , alkol, sigara..
      Okul sizi zihnen ve bedenen yeterince meşgul ediyor. Kendinize zaman ayırıp, arada rahatlayacağınız ve huzur bulacağınız ortamlara gitmeye çalışın. Herkesin kendini dinlendirme yöntemi vardır. Dinlenin, stresten uzaklaşın. Böylece kendinizi daha güçlü hissedip, olumsuz düşüncelerden daha kolay kurtulabilirsiniz.

      Sevgiler..
      Melek

      • Tabi, böyle bir düşünceye sahip olmamın nedeni yakın bir arkadaşımın kalp krizinden vefat etmesiydi. Ben de yaşarmıyım acaba diye düşünürken ailemin; “düşünme düşüncenle getirirsin..” gibi sözleri, bende bu düşüncelerin obsesif bir takıntı haline dönüşmesine neden oldu. Aşırı derecede anksiyete yaşadığımı düşünmüyorum açıkcası; çünkü anksiyete ile ilgili araştırma yaptığımda titreme, kalp çarpıntısı gibi nöbetler yaşandığı gözüküyor. Lakin beni düşündüren sadece söylenmiş bir sözdü..

        Beni gerçekten verdiğiniz cevapla rahatlattınız, teşekkür ederim.

  7. merhabalar,
    bana sosyal fobi teşhisi konuldu ve belli durumlarda örneğin yeni tanıştığım ya da çok tanımadığım insanlarla yemek yeme gibi durumlarda ortaya çıkıyor..aşırı derecede kusma mide bulantısı kaygısı yaşıyorum..o an ter basıyor,beynim sanki işlevini yitiriyor..dünyadan kopuyorum..bu panik anını hissettiğim zaman yapabileceklerim nelerdir..bir aydır ilaç kullanıyorum ayrıca..teşekkür ederim..

    • Merhaba,

      Öncelikle geçmiş olsun. İlaç tedavisinin yani sıra terapi de alırsanız daha hızlı bir şekilde bu durumun üstesinden gelebilirsiniz. Örneğin Bilişsel Davranışsal Terapi ile bahsettiğiniz dönemlerdeki yükselen anksiyetenizi nasıl kontrol edeceğinizi öğrenebilirsiniz. Doğru nefes alma ve rahatlama teknikleri işinize yarayabilir. Ayrıca bu terapilerle sosyal becerilerinizi de geliştirebilirsiniz.

      Nefes alma teknikleriyle ilgili şunu söyleyebilirim: kaygı anında insan kesik kesik nefes alır. Diyaframı genişletme egzersizleriyle, rahat olduğunuz zamanlardaki gibi daha yavaş ve daha derin nefesler alabilir ve kendinizi daha rahat hissedebilirsiniz.

      Siz çözüm için en büyük adımı atmış ve bir uzmana gitmişsiniz. Bu göstermiş olduğunuz cesareti devam ettirir ve kararlı olursanız en kısa sürede bu süreci atlatacağınıza inanıyorum.

      Sevgiler

      Melek

  8. Merhaba,
    Öncelikle bu blogda yer alan değerli yazı ve yorumlarınız için size teşekkür ederim. 1,5 yıldır sürekli korku, endişe, başıma kötü bir şeyler gelecek hissi ile yaşıyorum. Yaptığım araştırmalar neticesinde anksiyete bozukluğuna benzer ruh haleti içinde olduğumu farkettim. (Bana herhangi bir uzman tarafından böyle bir teşhis konulmadı; ama genel olarak anksiyete belirtilerinin çoğuna benzer durumlar yaşıyorum) Bu durum neticesinde hayattan hiç keyif almamaya, aile ve arkadaşlarıma karşı tahammülsüz davranmaya, en ufak bir olumsuz durumda pireyi deve yapıp o konuyla ilgili olabilecek en olumsuz senaryoyu düşünmeye başlıyorum. Tabii ki iş ve sosyal yaşamım bundan kötü etkileniyor; ama sormak istediğim şudur ki üniversiteden mezun olduktan sonra çok arzu ettiğim bir alanda çok iyi imkanlarla çalışmama rağmen işimden hiç keyif almıyor ve hatta yaptığım tercihler (üniversite, bölüm, iş) konusunda pişmanlık duyuyorum. Kendime yeni yollar açma belki yeni bir üniversite, yeni bölüm gibi düşünceler taşımaya başladım. Ve şimdi merak ediyorum; şuan iş yaşamı ile ilgili tatminsizlikten dolayı mi acaba anksiyeteye benzer bir durum yaşıyorum yoksa anksiyete gibi bir durum sonucu olarak iş yaşamım kötü etkileniyor?
    Teşekkürler.

    • Merhabalar,

      Yorumunuzdan yola çıkarak; kendinizin farkında ve yaşadığınız sıkıntılara çözüm aramaya çalışan yapıcı bir kişiliğe sahip olduğunuzu düşünüyorum.
      Farkındalığa sahip, çözüm odaklı insanların yolunda gitmeyen birşeyler olduğunu farkettiklerinde genelde ilk yaptıkları şey: durumun ne olduğunu anlamaya çalışmak, sebep olan faktörleri bulmak ve de çözüm yollarını keşfetmek olur. Fakat yolunda gitmeyen şey “kendileri”yle direkt bağlantılıysa biraz kafalar karışabilir. Psikologlar işte tam bu noktada devreye girer/girmelidir. Bu yolu birlikte daha kısa ve daha güvenli bir şekilde yürümenizde size yardımcı olurlar.

      Bahsettiğiniz tatminsizlik ve yaşadıklarınız arasında birbirini besleyen karşılıklı bir ilişki var. Bir sonraki yazımı bu konuya (yaşam doyumu/life satisfaction) ayırmaya çalışacağım. Size yardımcı olacağını düşünüyorum.

      Sevgiler

      Melek

    • Merhaba Nazif nasılsın ?
      Bu hastalığın şu anda hangi aşamada , düzeldi mi ve düzeltmek için neler yapıyorsun ?

  9. merhaba,ben psikiyatriste gittim bana panik atak teşhisi konuldu,ama hamile oldugum için ilaç kullanamıyorum. ilk başlarda kalp krizi mi geçircem veya bayılıcammı gibi korkularım vardı,şimdi ise kafam uyuşuyor ve kafamın içi hep konuşuyor hiç susmuyor,hep olumsuz korkular yaratıyor veya etkileniyorum,etkilendiğim veya aklıma gelen her korkuyu kafamda senaryolarla yaşıyorum ya olursa ya yaparsam diye,bunlar sürekli değişiyor,mesela kendime veya etrafıma zarar verirmiyim?veya aklımı kaçırmak, bu ana başlık ben bu başlıkları alıp resmen senaryolar yazıyorum kafamda,herşeyden korkuyorum, insanlardan biri bana baktığında bile tip tip korkuyorum,sessizlikten korkuyorum delirirsem diye,tek kalamıyorum,sizce bu hastalığın adı ne?

    • Merhaba,

      Öncelikle geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum,

      Size cevap yazarken yazının biraz uzun olduğunu fark ettim. Bu yüzden yeni bir yazı olarak yayınlayıp, daha çok kişiye ulaşmasını uygun gördüm.

      Umarım size yardımcı olur,

      Sevgiler

      Melek

  10. [...] anksiyeteyle başa çıkma üzerine yayınladığım yazı halen bloğumdaki en popüler yazılardan birisi olma unvanını [...]

  11. merhabalar.sitenizi inceledim herkesin sorularını cevaplamışsınız bana da yardımcı olacağınıza inanıyorum.ben sorunumu size örnek vererek açıklayacağım.mesela arkadaşlarımın yakınlarından biri vefat ediyor ona bir başsağlığı dileyemiyorum bu sadece bir tanesi…çok utangacım internetten araştırdığıma göre anksiyete hastasıyım sanırım.bir sorun oluyor sürekli kafamı onunla meşgul ediyorum aklımdan çıkaramıyorumartık çok sıkıldım bana yardımcı olacağınıza inanıyorum size güveniyorum lütfen cevap yazın..

    • Merhaba,

      Yorum yazan okuyucularım hakkında yeterli bilgiye sahip olamadığım için, yazılanlarla yetiniyorum. Elbette sizleri tanımadan tahmin yürüterek yardımcı olmaya çalışmam yeterli değil. En güzeli, her zaman söylediğim gibi, takibi altına gireceğiniz bir profesyonelden yardım almak.

      Anksiyete bozukluğu; korku ve endişeyle birlikte seyreden birbirinden farklı çeşitleri olan (sosyal fobi, obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu..vs.) psikolojik rahatsızlıkların genel adıdır. Ortaya çıkan semptomlara göre uzman tarafından doğru tespit yapılır, ve iyileştirme süreci başlar.

      Utanç duygusunun altında yatan farklı sebepler olabilir. Örneğin; mahçup olma, küçük düşme korkusu utangaçlığa dolayısıyla sosyal hayattan izole olmaya neden olabilir. Hayatın büyük bir parçası olan sosyal yaşamdan uzaklaşmak da insanı anksiyeteye yani kaygıya itebilir.

      Başvuracağınız bir uzmanın (psikolog, psikiyatr) profesyonel takibiyle; yasadığınız kaygıyı ortaya çıkaran düşünceler sorgulanıp işlevsel olanlarıyla yer değiştirilir, sosyal becerileri geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılır. Bu aşamaların hepsi sizinle işbirliği halinde, adım adım hedefe yönelik şekilde ilerler. Gelişmeleri kendinizde fark ettikçe, artan motivasyonunuzla hızlı bir şekilde sağlıklı ve mutlu bir yaşantıya adım atacağınıza inanıyorum.

      En kısa zamanda istediğiniz güzel günlere kavuşmanız dileğiyle,

      Geçmiş olsun,

      Psik. Meleknur Soylu

  12. Merhaba,

    Umarım bana da yardımcı olursunuz. 2 yıldır bu hastalığı yaşıyorum tabi yaşamak denilirse artık dayanamıyorum. Cok kötüyüm beynim kendi kendine tarih beirleyp işte bu tarite öleceksin diyor. Yok bunun başına şu gelecek. Benimki daha çok ölüm korkusu, doktor anksiyete deyip bana bir ilaç verdi ama iyi gelmedi. Gün geçtikçe daha kötü olduğumu hissediyorum. Ne olur yardım edin.

    • Merhaba,

      Öncelikle geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.

      Uzmana gitmekle en büyük adımı atmışsınız; fakat size yardımcı olabilmeleri için takibi (gözetimi) altına girmelisiniz. Yani size dediği şekilde tedaviyi aynen uygulamalı, zamanında kontrole gitmelisiniz. Kontrole gittiğinizde size iyi gelecek şekilde tedavi tekrar şekillenir, gerekirse yöntem değiştirilir.

      Ölüm, hayatın bir parçası. Herkes bir gün öleceğini bilir. Kimi bu gerçeği umursamadan hayatını yaşar, kimi de (inancına göre) sonrasını düşünüp hayatını ona göre şekillendirir. Ölümü nasıl algıladığımıza göre hayatımız etkilenir. Onu bir yok oluş, sevdiklerimizden ayrılış, her şeyin sona ermesi olarak görüyorsak getirdiği endişe de o ölçüde olacaktır.

      Dinlerin çoğu ölümü bir bitiş olarak değil, yeni bir başlangıç olarak görür. Ve ölüm ötesi hayatin varlığını bizlere hatırlatır; oradaki mutluluğumuz için bizlere doğru bir hayatin reçetesini sunar.

      Şikâyetleriniz için tekrar bir uzmana gidip, istikrarlı bir şekilde tedavinizi sürdürmenizi tavsiye ediyorum. İnancınıza göre Yaratıcıya yaklaşarak, O’ndan yardım dileyerek ve huzurunda bulunduğunuz anları artırarak manevi anlamda huzura kavuşacağınıza inanıyorum.

      Geçmiş olsun,

      Melek

  13. Merhabalar ,
    Bende de anksiyete hastalığının olduğunu düşünüyorum . Bunun nedenlerini de gayet iyi biliyorum .
    Kendimi sakinleştirmek için geceleri uyumadan önce klasik müzik dinliyorum ta ki sabaha kadar , bu bana çok iyi geliyor ama sorunları gündüz tekrar yaşıyorum hem de ufak bir aksilikten meydana çıkıyor.Bunların çok saçma olduğunu söyleyip sakinleşmeye çalışıyorum ve bir süre sonra sorunları tek tek çözmeye çalışıyorum ancak bu seferde kafayı yiyorum yani yine büyüyor sorunlar.Günüm böylece zehir oluyor kısır döngüde gidiyorum hiçbir şey yapmak istemiyorum bazen kendi kabuğumda kalmak daha mantıklı geliyor ama olmuyor hayat beni hep zorluyor , sürekli çelişkide bırakıyor beni bu da kararsız olmama neden oluyor vb. insanın gücünü zayıflatan sorunlar ortaya çıkıyor.
    Maddi durumum psikologa gitmeme engel oluyor , ben sadece günlük hayatta basit ama pratik çözümler arıyorum bu konuda .
    SAYGILARIMLA .

    • Merhaba,

      İnsan tek başına yaşayacak psikolojik donanımla yaratılmamış. Muhakkak sosyal çevreye ve sosyal desteğe ihtiyaç duyarız. Sıkıntılarımızı, dertlerimizi, mutluluk ve heyecanlarımızı (kısacası hayatımızı) paylaşacağımız insanlara muhtacız. Birlikte yaşadığımız bu insanlarla her zaman kusursuz bir ilişkimiz olamaz, kimi zaman birbirimizi iyi anlayamayız, bazen birbirimize müdahale ederiz. Tüm bunlara rağmen birbirimize ihtiyacımız var.

      Kendi organize ettiğimiz küçük dünyamızda yaşamak uzaktan keyifli (dertsiz) gelse de; yaradılışımıza uygun olan, birlikte örgülenmiş bir hayati paylaşmaktır. Mümkün olduğunca sabırlı ve saygılı olursak yaşanılan sorunları çözebilmek için gerekli gücü elde etmiş oluruz.

      Günlük problemler karşısında, stresinizi yatıştırmak için birkaç yöntem paylaşmak istiyorum:
      • Geçmişte benzer sorunlarla karşılaştığınızda kullandığınız işe yarar yöntemleri düşünün.
      • Sorunun mizahi yönünü keşfetmeye çalışın
      • Deneyimlerinizi paylaşacağınız güvenilir bir arkadaş edinmeye çalışın
      • Çevrenizdekilerin benzer sorunlar karşısında kullandıkları baş etme yöntemlerinden faydalanın
      • Ve en önemlisi hayatınızda sürprizlerle karşılaşabileceğiniz gerçeğini unutmayın, ve isteğinizin dışında gelişen sorun diye adlandıracağınız bu durumların sizi endişelendirmesine izin vermeyin.

      Unutmayın, yaşadığınız endişe hayatınızın birkaç alanını olumsuz yönde etkiliyor ve yaşam kalitenizi düşürüyorsa bir uzmana gitmeniz gerekir.

      Mutlu kalın,

      Meleknur

  14. Merhaba Melek Hanım,
    Eşyalar düşerken onları tutacağıma kulaklarımı ve gözlerimi kapatıp bulunduğum yerden uzaklaşıyorum .Bu durum nasıl bir şey ve ne yapabilirim?

  15. Merhabalar Hocam,
    Kısa bir süre önce başlayan sorunlarımdan bahsetmek istiyorum. Hocam, gece ya da sabaha karşı bir kabus sonrası şiddetli bir çarpıntı ve korkuyla uyanıyorum. Bazen kabus görmememe rağmen yine titreme, çarpıntı ve korku tüm vücudumu kaplıyor. Kendimi her seferinde kasılmış olarak görüyorum. Bu durum uzun süre uykusuz kalmama sebep oldu. Çarpıntı için bana verilen ilaçlar bir nebze olsun iyi geldi. Aslında bu korkunun sevgilimi kaybetme korkusuyla başladığını düşünüyorum. Ve neticede durum sosyal hayatımı etkilemeye bile başladı. Burda size sorulan sorulara gösterdiğiniz ilgi ve önem beni de durumumu anlatmaya teşvik etti. Bana yardımcı olursanız çok mutlu olacağım. Şimdiden teşekkürler Melek Hanım.

    • Merhaba,

      Uyuyamama, gece sık sık uyanma, en ufak bir sesle bile irkilme kaygı bozukluklarında görülebilecek fiziksel belirtilerdendir. Böyle bir durumda uzman kontrolünde olmanız gerekir. İyi bir takiple sıkıntılarınızdan kurtulabileceğinizi düşünüyorum.

      Ayrıca iyi bir uyku için bu yazımıza da göz atarsanız faydalı olabilir.

      Geçmiş olsun

      Melek

  16. Merhaba,
    Yeni bir işe başalamıştım, 12 gun sonra işten çıkartıldım. Korkular ve kaygılar vardı. Her seferinde işten çıkartılıyorum. Artık bu durum içime işledi. Ne yapmam lazım?

    • Merhaba,

      Burada korku ve kaygılarınızdan daha önce işten çıkarılma nedenlerinizi gerçekçi bir şekilde ele almanız gerekiyor.

      Hedeflerinize bu işlerle ulaşabilecek misiniz?
      Başvurduğunuz işlerde gerekli bilgi ve beceriye sahip misiniz?
      Kişilik tipiniz bu işlerle uygunluk gösteriyor mu?

      Hedef belirleyip bu sorulara verdiğiniz yanıtlara göre bir plan hazırlayabilir ve olmak istediğiniz yere doğru emin adımlarla ilerleyebilirsiniz.

      Bazen yolumuzu kolayca bulamayız. Yapılan hatalar birer tecrübe olarak bize döner ve ne yapmak istediğimizi daha kolay bulabiliriz.

      Başarılar

      Melek

  17. Merhaba Melek Hanım,
    Yaklaşık 7 aydır majör depresyon tanısı ile buna ek olarak yoğun anxiyete bozukluğu yaşıyorum. Şu an 7 ay öncesine göre çok daha iyiyim. Psikiyatrik tedavi görüyorum. İlaç kullanıyorum. Anxiyete bozukluğumun temelinde iş kaygısı var. Bir çok iş değiştirdim ve okduğum bölümün bana hiçte uygun olmayan bir bölüm olduğunun farkına vardım. Hastalığımda bu süreçte başladı. Şu anda yeni bir iş görüşmesine gitmek üzereyim. Ama böyle drumlarda endişe duygum en üst seviyeye ulaşıyor ve işe başladığımda da evam ediyor. Doktorum mutlaka çalışmam gerektiğini evde oturararak bu sorunu aşamayacağımı söylüyor. Bense iş hayatından ve yeniden başarısız olmaktan deli gibi korkuyorum. Kendimi kısır bir döngü içine aldım. Çoğu zaman bunun geçici bir süreç olduğunu kendime hatırlatsamda bir türlü iyileşemiyorum. Bu drumu atlatmak için ne yapabilirim?

    • Merhaba,

      Uzman takibinde olduğunuz için kaygıdan ziyade işle ilgili tatminsizliğiniz üzerine konuşmak istiyordum.

      Biraz uzun bir cevap olduğu için yeni bir başlik altında önerilerimi paylaşacağım,

      Sevgiler

      Melek

  18. Bi bakıma güzel bir hastalık kaygı ve aksiyete bozukluğu,ilerde filozof olabilirsiniz.

  19. merhaba..Ben psikolğa gidiyorum.bana uygun seasnlar veriyor.Düzenli olarak gidiyorum bu seanslara.Doktorum bende kaygı bozuklugu oldugunu düşünüyor.Ben de öyle düşünüyorum.İlaç kullanmamı istiyor.Ben de biran önce tedavi olmak istiyorum.Ama ilaçlardan korkuyorum çünkü ben ilk gittiğimde bana ilaç verilmişti .(Selectra) onu kullanmıştım.ilk 6 gün yarım kullanıcaktım.4 gün kullandım okulda tansiyonum yükselmişti.tam 15 ‘e çıkmıştı.o günden itibaren kullanmadım.şimdi sadece psikologa gidiyorum onunla konusuyoruz bana ödevler veriyor,tavsiyeler veriyor.aslında rahatlıyorum ordayken ordan cıkarken felan.ama eve gittiğimde üzerime bi bıkkınlık hissi geliyor,kalbim çarpıyor,nefes darlıgım oluyor .bu genelde kafama birşey takınca oluyor .hatta bu aralar mide bulantısı da basladı.kafaya takmak istemiyorum ama elimde deil.sürekli aklıma küçük seyler takılıyor bunları düşününce aynı panik atak hastaları gibi kriz gibi bişey geçiriyorum.bu bazen cok uzun sürüyor bazen kısa…Aklıma sürekli endişeler geliyor.Örneğin ; ya bana birşey olursa ,ya gözümü kaybedersem vb .. bunlar durduk yere geliyor ve benim kafamı meşgul ediyor.bu durumdan sıkıldım artık.iyileşmek istiyorum.ne yapmalıyım ,benim neyim var çok merak ediyorum..? Saygılarımla …..

    • Merhaba,

      Üzerinden zaman geçse de geçmiş olsun dilekleriyle başlamak istiyorum.

      Uzman kontrolünde olmak en doğrusu, fakat her ne olursa olsun ilaçlarınızı bırakmamalısınız. Size iyi gelmediğini düşünüyorsanız uzmanınızın kontrolünde dozunu değiştirebilir, ya da farklı bir ilaca geçebilirsiniz.

      Unutmayın en ideal tedavi ilaç + terapi.

      Sevgiler,

      Melek

  20. bende 6 yıldır depresyon ve anksiyete bozukluğu var.hayattan hiç zevk almıyorum insanlardan korkuyorum güvenemiyorum.annem babam beni sürekli eleştiriyor.beni anlamadıklarını düşünüyorum.zor zamanlarımda ailemden hiçbiri yanımda olmadı.işe girmek istiyorum ama cesaretim yok.sürekli geçmişi düşünüyorum.içine kapanık sesiz biri olduğum içinde fazla arkadaşım yok.kalabalığın içinde kendimi yalnız hissediyorum.ilaç kullandım değişen çokbirşey olmadı.kendimi için ne yapabilirim

    • Merhaba,

      İki yıldan fazladır semptomlar devam ediyorsa kronik depresyon teşhisi konulur. Epizodik depresyondan daha şiddetli olma eğilimi vardır, bu yüzden daha yoğun bir tedavi gerektirir. Kronik depresyonun birçok alt grubu olsa da genelde sağlık ve yaşam kalitesi üzerinde benzer etkiye sahiptir. Kaygı bozukluklarıyla birlikte seyredebilir.

      Çoğunlukla tedaviden iyi yanıt alınır. İlaç ve terapi desteğini birlikte almanız en idealidir.

      Bu süreçte aile ve sosyal çevrenin desteği çok önemlidir, ve kendilerinin de bilgilendirilmesi gerekir. Bu konuda lütfen şu yazıya bir göz atın.

      Tekrar geçmiş olsun

      Melek

  21. Sevgili melek hanım öncelikle dışardan herkese çok basit gibi gelen ama insanın hayatını kabusa çeviren bu durumdaki bizleri anladığınız için çok teşekkürler.Bende sizden yardım bekliyorum .psikoloğa gittim depresyon ve anksiyete bozukluğu dedi ben böyle yaşamaktan sürekli ölüceğimi düşünmekten tetanoz mu oldum kansermi oldum diye düşünmekten bıktım yoruldum ve yaşlandığımı hissediyorum 37 yaşındayım. Anti depresan kullanamıyorum çünkü ilaç almayada korkuyorum bilmediğim bi yüz kremini bile dokunur diye kullanamıyorum ilaç kullanamamamın bir sebebide taşikardim var bu ilaçlar daha çok tetikliyo ne olur Allah rızası için ilaç haricinde bsna bi çözüm

    • Merhaba,

      Uzman kontrolünde ilaçlarınızı kullanmanızı öneririm. Kendileri dozunu sizin durumunuza göre ayarlayacaktır. Lütfen korkmayın ve doktorunuza güvenin.

      Bunun dışında psikoterapi almanız fayda sağlayacaktır. Terapistiniz size kendinizin yapabileceği bazı teknikler önerebilir.

      Gevşeme teknikleri ve nefes alma egzersizleri yardımcı olur. Düzenli egzersizin depresyon ve anksiyete semptomlarını azalttığı bilinir.

      Ailenizi ve sosyal çevrenizi nasıl size yardımcı olabileceklerine dair bilgilendirebilirsiniz.

      Blogdaki anksiyete üzerine yazılanları da okumanızı tavsiye ederim.

      Sağlıklı ve mutlu günler dilerim

      Melek

  22. Merhaba böyle bir blogun varlığından yeni haberim oldu.bu anksiyete hayatımı zindana çevirmek üzere. benim korkularım kaygılarım yok ama aniden gelen anksiyete atakları benim saatlerce yerimde duramadan çok korkunç bi sıkıntı yaşamama neden oluyor. bu süre içinde hiç bir şey yapamıyorum gezinmekten başka. oturamıyorum yemek yiyemiyorum konuşamıyorum gerçekten korkunç. ve bu kısa süre değil saatlerce hiç azalmadan sürüyor. en son 9 saat sürdü ve artık ölmek istiyordum. lütfen benim de sorumu cevaplayın.atakları bu kadar uzun süren hastalar var mı? bunu yenmem mümkün mü ve atak gelince ne yapabilirim. şimdiden çokk teşekkürler

    • Merhaba,

      Öncelikle böyle bir durumda muhakkak uzman kontrolünde olmanız gerektiğini hatırlatalım. Uzmanınızın uygun gördüğü tedavi yöntemiyle bu sıkıntılardan kurtulabilirsiniz.

      Panik atak ve anksiyete atakları birbirinden farklıdır. Panik atak ani ve güçlü gelen ortalama 20 dakika ya da daha az süren ataklardır. 4 ya da daha fazla belirtiyle gelir. Anksiyete atakları ise daha az yoğun ve belitirleri de hasta kendini sakinleştirene kadar sürer. Günler, haftalar hatta aylar da alabilir.

      Anksiyete ataklarının süresi kişiden kişiye değişir. Bazı kişiler hızlı yoğun ve kısa geçirirken kimi de daha yumuşak fakat yayılan bir korkuyla daha uzun sürede bu atağı yaşar. Doğru ya da yanlış bir durum yoktur. Tamamen bireysel farklılıktan kaynaklanır.

      Önemli olan bu deneyimle nasıl baş ettiğinizdir. Nasıl başettiğinizi öğrendikten sonra ataklarınızın süresi de aralığı da azalmaya başlayacaktır.

      Bunun için de uzmandan yardım almalısınız.

      Geçmiş olsun

      Melek

  23. merhabalar, ben doğum esnasında ölüm tehlikesi atlattım. sonra kızım 2 yaşındayken kucağımda havale geçirdi. aradan bir ay sonra havale geçirdiği şehre tekrar gittiğimde çok kötü oldum. tansiyonum yükseldi, nabzım 120’lere çıktı. sonra sürekli baş ağrıları, uyuşmalar, kalbime batar girmeler, göz seyirmeleri, kas seğirmeleri daha neler neler. hergün kontrolümü kaybedecekmişim korkusu, kalp krizi geçirme korkusu ile 6 ay geçti. sonra bir gün kendime dün çok kötüydüm. dün ölmediysem bugün de ölmem dedim, dünkü belirtilerim bundan daha kötüydü ama hiçbirşey olmadı dedim ve bunu hergün yaptım. ayrıca rekleksolojiye de gitttim 10 seans. Ve sonrasında kendimi toparladım. aradan 2 yıl geçti. bu sene de daha az yoğunluklu bu tarz belirtilerim oldu. hala zaman zaman kötü olacakmışım duygusu yaşıyorum ama biliyorum ki o anlar geçecek. bir de şunu fark ettim. insan kalbim hızlı mı çarpıyor diye kalbine dikkat kesiliyor ve nefes almayı unutuyor. ve kalbim hızlı çarpıyor diye stres yapıp kesk kesik nefes almaya başlıyor. sonra vücutta oksijen azalıyor ve kalp oksijen ihtiyacını karşılamak için daha da hızlı atmaya başlayıp bir kısır döngü yaratmaya başlıyor. ben kendime bir tansiyon aleti aldım. nabzımı ve tansiyonumu en kötü hissettiğim anlarda ölçüyorum. kötü durumlara nabız atışım bile düzensiz çıkıyor. ama sonra derin nefes alıyorum yavaş yavaş. bak bu tansiyon ve nabızda bile birşey olmuyor diyorum kendime. tansiyonum ve nabzım 2-3 ölçüm sonrası hemen normale dönüyor. bir de dikkatimi dağıtacak başka işler yapıyorum. mesala hemen ev işi yapmaya başlıyorum. yürüyüşe çıkıyorum. melisa çayı, papatya çayı içiyorum. çay kahve tüketmiyorum. ama şunu da söyleyeyim. kalbim çarpacak diye yemek yemeği de kestim yemekten sonra daha kötü oluyordum çünkü. bu sayede de 10 kilo verdim. bu da işin güzel yanı. bu tarafı da görmek lazım. umarım bende de de sizde hayattan zevk almanızı engelleyen bu belirtiler en kısa sürede kaybolur.

  24. Merhabalar efendim
    ben de bir yıldır anksiyete problemi yaşıyorum. üniversite öğrencisiyim. geçen yıl vize dönemlerimi hakikaten çok zor atlattım. önceden çalışmış olmama rağmen 2 sayfalık notuma bakamadığım zamanları hatırlıyorum.suan ise kpssye hazırlanıyorum. yaz döneminde hiçbir sıkıntı olmadı ve ders çalışmaya başladım , bir hafta önce ise bu problem tekrarladı, ne ders çalışabiliyorum ne de farklı birşeyşe ilgilenebiliyorum. korku hayatımı sarmış durumda. citoles 10 mg kullanmaya başladım..
    ne önerirsiniz.
    ?

    • Merhaba,

      KPSS gibi kariyer için belirleyici olan bir sınav bırçok kişi için endişe kaynağı olabiliyor. Aslında sınav kaygısı normaldir ve sınava hazırlanma motivasyonu sağlar. Eğer duyulan kaygı düzeyi çalışma potansiyelinizi düşürüyor konsantrasyonunuzu engelliyor ise (yani yönetilemiyorsa) uzmandan yardım almak faydalı olacaktır.

      Sizin uzman kontrolünde olduğunuzu düşünerek sınav kaygısını azaltacak birkaç yöntemden bahsedelim.

      Makul hedefler koyun. Ulaşmakta zorlanacağınız hedefler (çok yüksek puanlar) size ekstra stres yaşatır.
      “Ben seni seçtim.” Bu sınava girmek zorundayım, yerine; bu sınava girmeyi ben tercih ettim, fikrine odaklanın. Kontrolün elinizde olduğunu unutmayın. Kontrol duygusu stresi azaltmaya yardımcı olur.
      Pozitif çevre. Sizi pozitif yönde etkileyen insanlarla vakit geçirmeye çalışın.

      Daha önceki yorumlardan birine cevap niteliğinde olan şu yazıyı da lütfen okuyun.

      Sevgiler,

      Melek

  25. merhaba öncelikle kendimizi çaresiz hissetiğimiz anlarda internetin başına geçipte acaba benim gibi olanlar var mı diyerek kısa bir araştırma yaptığımızda sizin gibi doktorlardan tavsiyeler almak güzel…

    Benim problemimde tekdüze bir yaşamım var. Mesela işe gitmek, eve gelmek, hafta sonları ailenle birlikte olmak vs. Bunun dışında mesela sınava girerken aşırı bir kaygı duyuyorum, nefesim daralıyor, insanların beni farketmesinden de korkuyorum, istemsiz bir kaygı duyuyorum, aynı şekilde belki çok saçma ama bugün saçımı kestirmek istedim. Kuaföre gittim. Aynı stresi bugün de yaşadım, oturduğum koltuktan kalkıp uzaklaşacaktım o ortamdan ve zaman zaman yaşıyorum. Kurtulmayı çok istiyorum bu durumdan.

  26. Merhaba,ben hamileyim daha önce anksiyete bozukluğum vardı.Hamileliğim sırasında da sürekli bebeğime bir şey olacak,bir hastalık kapacağım ve benim yüzümden sakat doğacak diye korkuyorum.Kaygılarım hep bebek üzerine.Biliyorum bazen kendime abartma,sakin ol diyorum ama söz dinletemiyorum.Ne yapabilirim yardımcı olursanız sevinirim.

    • Merhaba,

      Oncelikle bebeginiz icin tebrik ederim. Hamilelik donemi kaygilarin yogun yasandigi bir donemdir. Ve bunun icin de guzel bir nedeniniz var: karninizda bir canli hayat buluyor. Bebeginiz icin ne yemek icmek daha dogru, neler yapmak daha uygun diye dusunmeniz cok normal. Ayrica bebeginizin saglikli olup olmadigini, sizin hayatinizi nasil degistirecegini dusunmeniz de cok yerinde. Ancak yasadiginiz stres ve kaygi gunbegun artiyorsa o zaman bununla basetmek icin daha farkli yollar aramalisiniz.

      Oncelikle yasadiginiz korkulari esinizle, diger aile bireyleri ve de arkadaslarinizla paylasabilirsiniz. Onlardan gelecek destek size bu yolda yalniz olmadiginizi hissettirecektir. Diger anne adaylariyla biraraya gelmeniz de sizin bu endiseler konusunda tek olmadiginizi hatirlatacaktir. Sizi takip eden doktora da bu konuyu actiginiz halde, endise durumunda artis olmasi durumunda bu konuda rahatlatacak bir uzmana danisilabilir ve onun takibi altina girilebilir.

      Size bebeginizle birlikte saglikli ve mutlu bir yasam diliyorum.

      Sevgiler

      Melek

  27. Merhaba Doktor Hanım,
    Benim sormak istediğim bir şey var öncelikle cevabınız için şimdiden teşekkür ediyorum ve bu güzel, faydalı yazınız için size teşekkür ediyorum. Benim erkek arkadaşıma psikaytr tarafından anksiyete bozukluk teşhisi koyuldu ve hem ilaç hem psikolog tedavisine başlatıldı fakat o iyileşmeye çalışırken biz çevresindekiler ona nasıl davranmalıyız? Kendini çok mutsuz, çok yorgun, ve çok neşesiz hissediyor bu durumda ona nasıl yaklaşmalıyız kafasını biraz olsun nasıl dağıtabiliriz?

    • Merhaba,

      Gecmis olsun dileklerimi sunarak yorumunuz icin tesekkur etmek istiyorum. Sorunuzun bircok kisiyi ilgilendirecegini dusunuyorum. Daha genis kapsamli ele alip bir sonraki yazimizda buna yer vermeye calisacagim.

      Sevgiler

      Melek

      Edit: Anksiyetede Aile ve Arkadaş Desteği
      Faydali olmasi temennisiyle…

  28. merhabalar melek hocam,

    bende birkaç alanda kendimde anksiyete olduğunu düşünüyorum. bir bayanla tanıştım ve kısa sürede evlenmeye karar verdik daha sonra ben bu bayanı seviyor muyum sevmiyor muyum beğeniyor muyum beğenmiyor muyum diye kararsızlığa düştüm ya evlendikten sonra mutsuz olursak boşanırsak vb. böyle şeyler aklıma geliyordu daha sonra bunu kendisine söyledim o beni bırakmak istemedi ama benimde aklım iyice karışmaya başladı iştahsızlık mutsuzluk da üzerine eklenince ben daha fazla dayanamadım ve ayrıldım bir kavgamız bile olmamıştı ve birbirimize fikir olarak çok uygun olduğumuzu düşünüyorduk . O kişiyi üzdüğüm içinde çok üzüldüm hocam bir daha bu yola girip birinin vebalini alırsam diye düşünerek öz güvenim de azaldı ve aynı şeyi yaşarsam diye endişeleniyorum, moralim bazen bozuluyor bunun dışında alışmadığım bir ortamda toplum önünde konuşmada zorluk çeken biriyim çok şükür yaygın bir mutsuzluğum olmamıştı hocam Allah’a inanan ve ibadetlerimi yapan biriyim yaşım 24. Sizce bu sıkıntıların sebebi nedir hocam ilaç kullanmam gerekir mi acaba evliliğe uygun olmayan biri miyim çözüm için ne önerirsiniz teşekkürler.

    • Merhaba,

      Evlilik oncesinde yasanan gel-gitler, mantikli gibi gorunen fakat sonrasinda pismanliklara sebebiyet veren acele kararlar bu onemli surecte adaylarin onune cikan engellerin saglikli bir sekilde asilamadigini gosterebilir.

      Bir sonraki yazimi evlilik oncesi kaygilara yer ayirmanin isabetli olacagini dusunuyorum. Umarim sizin icin de aydinlatici olur.

      Aradiginiz mutlulugu bulabilmeniz temennisiyle,

      Melek

      Edit: Arayi acmadan yaziyi bloga ekledim:
      Yoksa Yanlış Mı Karar Verdim?: Evlilik Öncesi Sendromu

  29. […] çok ihtiyaç olduğunu bir kez daha anlamış oldum. Geçen günlerde bloğuma gelen bir yorum üzerine bu konuyu ele almaya karar verdim. Evlilik öncesinde yaşanılan strese bağlı verilen […]

  30. […] önceki yazımda bloğuma yaptığınız bir yorumdan esinlenmiştim. Bu yazıyı da yine bir yoruma cevap niteliğinde kaleme almak istiyorum. Daha interaktif bir yol izlemiş olalım. Yorumu yapan […]

  31. Merhaba hocam. Bende 2 yıldır anskiyete bozukluğu var. Tabi bununla beraber aşırı kaygı, endişe, heyecan, anlamsız anlık korkular yüreğimin heyecanla dolması, titizlik, birşeyi başarıp başaramayacağım konusunda daha başlamadan kendimce alıp vermek, gelecek için şimdiden olumsuz şeyler düşünmek, atak anlarında kalp çarpıntısı, nefes darlığı, kafa dolgunluğu, sersemlik, anlam veremediğim ölüm korkusu ve dahası… Hocam 2 gün önce artık doktora gitmeye karar verdim çünkü kendim başaramadım artık hergünüm işkence hep böyle geçiyor. Doktor bey lustral 50 mg verdi ilk 10 gün yarım daha sonra tam içeceğim ve böyle 8-9 ay düzenli kullanmam gerektiğini söyledi. Sizce bu ilaç bağımlılık yaparmı ? ilacın yanında bu illetten biraz olsun rahatlatacak metotlar yok mu lütfen yazın saygılarımla…

    • Merhaba,

      Geçmiş olsun. Uzmana gitmekle en doğru olanı yapmışsınız. İkinci doğru hareket ise düzenli bir şekilde takiplerinize gidip tedaviye harfiyyen uymaya çalışmak olmalı. İlaçlarla ilgili sıkıntınız olursa ilacı bırakmak yerine doktorunuza ulaşıp yeni bir düzenleme ile yola devam etmelisiniz.

      İlaç tedavisiyle bahsettiğiniz şikayetlerin birçoğunda rahatlama görürsünüz. Fakat size uygun tedavinin bulunması biraz sabır ve zaman gerektirebilir.

      İlaçlarla ilgili merak ettiklerinizi (yan etki, bağımlılık) uzmanınıza rahatlıkla sorabilir bilgi alabilirsiniz.

      Anksiyete bozukluğunda terapi de çok fayda sağlar. Kaygı bozukluğu çalışan terapi merkezlerinden yardım alabilirsiniz.

      Blogda depresyon-stress-kaygi kategorisi altındaki yazıları da okumanız faydalı olacaktır.

      Sağlıklı günler,

      Melek

  32. unutmadan en önemli şikayetimi yazmamışım hocam en önemlisi hafızam ve bir olayı anlatılanı kavrama yeteneğimin algılama yeteneğimin çok düşük seviyelere inmiş olduğu özellikle bundan kurtulmak istiyorum artıkkk kendimi çok kötü hissediyorum. Anlatılanı neden anlamıyorum diyorum kendi kendime:((((

  33. Meraba ben üniversite son sınıf öğrencisiyim ve yurtta kalıyorum. Kpss ye hazırlanıyorum. 1 ay önce yaşadığım bir olay yüzünden sürekli kaygı içindeyim. Odada kalan arkadaşımdan bir iftira atıldı bana ama sonra gerçek ortaya çıktı yalnız ben bu olaydan çok etkilendim. Aradan 1 ay geçmesine rağmen insanlardan uzak durmaya çalışıyorum, tanımadığım insanlardan kaçıyorum başıma hep böyle bir olay gelecekmiş gibi hissediyorum. En ufak bir durumda bana sanki biri oyun oynayıp beni suçlayacakmış gibi düşünüyorum ve bu kaygıdan nasıl kurtulacağımı bilmiyorum.Durmadan bunları düşünüyorum iştahım kesiliyor, uyuyamıyorum, kendimi hiçbir şey yapamayacak gücüm yokmuş gibi hissediyorum. Şimdiden yapacağınız yorumlar için teşekkürler sizce ne yapmalıyım ?

    • Merhaba,

      Duydugunuz sıkıntılar devam ediyorsa muhakkak uzman desteği almalısınız.

      Yaşadığınız bu kötü tecrübeyi size hatırlatacak ortam ve kişilerden uzaklaşmanız bu süreci daha kolay atlatmanıza neden olacaktır.

      Geçmiş olsun

      Melek

  34. Merhabalar

    Ben çok takıntılı bir insanim. Taktığım şeyleri düşünmeden yapamiyorum. Sürekli sıkıntı içerisindeyim. Bazi şeyleri başarmayı çok istiyorm ama hem korkuyor hemde kendimi yalnız hissediyorum. Ne yapmam gerek?

    • Merhaba,

      Olumsuz düşünceler ansızın zihnimize girip izinsiz bir şekilde dönmeye ve dönmeye devam eder. İnsan beyni olumsuz düşüncelere yatkındır ve bu düşünceler bize endişe stres ve süphe de getirebilir. Tekrar eden bu olumsuz düşünceler bize değişmenin zamanının geldiğini söyler. Nasıl mı? Harekete geçerek!

      Negatif düşünceyi pozitif eyleme çevirin. Sizi rahatsız eden düşünceyi görmezden gelmeye çalışmayın. Ağlayan bir çocuğu görmezden gelemeyeceğiniz gibi. Gidip ona neyi olduğunu sorabilirsiniz. Yani neden bu düşüncenin sık sık aklınıza geldiğini iç dünyanıza dönerek sorgulayabilir ve çözüm için sizi harekete geçirecek pozitif somut adımlar atabilirsiniz.
      Sağlıklı perspektif. Size dışarıdan objektif olarak bakabilecek ve neye ihtiyacınız olduğu konusunda sizi yönlendirebilecek birini bulun.
      Zaman kaybetmeyin. Herhangi bir yöntemin faydasını göremezseniz bunun üzerinde çok düşünmeyin. Enerjinizi yeni method geliştirme konusunda harcayın.

      Bu adımları atma konusunda kendinizi yalnız hissediyorsanız, uzman desteği alarak (bilişsel davranışçı terapi) size gösterilen yolda daha güvenli bir şekilde ilerleyebilirsiniz.

      Sevgiler,

      Melek

  35. Merhaba hocam gerçekten yazınız çok ilgimi çekti. Özenerek yaptığınız bu paylaşım için öncelikle teşekkür ediyorum.
    Herhangi bir kurum veya psikolog tarafından teşhis konmadı bana ama benim de kimi zaman yoğun, kimi zaman da seyrek olarak kaygı ve korkular yaşamaktayım. Yaklaşık 1 seneden beri bu şekilde. Buna sebep aradığımda; bu 1 sene içerisinde yaşadığım bir kaç olay ve en önemlisi 2013 Aralık ayında yaptığım uçak yolculuğu cevabını verebiliyorum kendime. Uçak yolculuğu öncesinde kaygılı binişimle beraber her yükselişinde daha çok arttığını farkettim korkularımın sonrasında kalp atışımın arttığını,nefes alışverişimin düzensizleştiğini hissettim ve içimde bir buruk ki sanki mutsuzluk Hastalığı’na yakalanmışım gibi hissettim. Sonrasında korkularımın üzerine giderek yenebileceğimi düşündüm. O yoğun kaygılı uçak yolculuğunun ardından bir de dönüş bileti aldım, yine uçağa binmem gerektiğini düşündüm. Yoğun korku ve kaygı irademden daha güçlü olamazdı. Kaderde varsa uçakta ölürüz diye düşündüm. Bindim ve hiç birşey olmadı. Yalnız hâlâ az da olsa kaygılarım var gibi, acaba yine o illet kalp çarpıntısı gelecek mi falan diye kuruntu yapıyorum bazen. Erasmus ile Portekiz’e gitmek için can atan ben bu kaygılarım yüzünden erteledim. Kendi şehrimden uzaklaştıkça içimde yoğun kaygılar oluşuyorken yurt dışına gitmeyi aklım almıyordu. Beni üzen ikinci hadise de futbolcu olan kişiliğimi kaybetmek üzereyim arkadaşlarımla halısaha maçı yapamaz oldum. Bu saatten sonra yapabileceğim birşey var mı henüz 23 yaşındayım. Şimdiden teşekkürler.

    • Merhaba,

      Kaygının farklı elbise giymiş değişik şekilleri karşımıza çıkabilir. Geçmişte bir nedenden ötürü (uçuş korkusu gibi) dikkate değer bir şekilde korku ve kaygı deneyimi sonrasında “beklentisel kaygı” yaşayabiliriz.

      Vücudumuz bizi muhtemel tehlikelerden korumamıza yardımcı olacak sistemlerle donatılmıştır. Geçmişte bizi tehlikeye soktuğunu hissettiğimiz durumlara karşı kaygı refleksi geliştiririz. O durumla ileride karşılaşma ihtimali bile sizi kaygılandırabilir.

      Bu kaygıyı herkes belli durumlara karşı yaşar. Fakat bu endişeli durumu en az ayda bir kez yaşıyorsanız kronikleşme ihtimali de vardır. Korku ve kaygıyla birlikte ümitsizlik, kontrol kaybı, sinirlilik hali, suçluluk ve konsantrasyon eksikliği de yaşayabilirsiniz. Sevdiğiniz işlere ya da kişilere karşı ilginizi de kaybedebilirsiniz.

      Bu durumdan kurtulmak için endişelerinizden kaçmak yerine üzerine gitmeniz gerekir (ve siz bunun farkındasınız). Bu konuda uzman desteği alarak sizin için en doğru yönteme birlikte karar verebilirsiniz.

      Kısa sürede atlatacağınızı düşünüyorum.

      Geçmiş olsun dileklerimle,

      Melek

  36. melek hocam kolay gelsin

  37. Hocam bende sürekli depresyon üzüntü sıkıntı bunalım endişesi var. Bu yüzden sürekli depresyon halindeyim ve sürekli bu sıkıntılardan hastalanıp ölme korkusu var. Böyle düşündükçe daha kötü oluyorum. Son 1 senedirde ilaç tedavisi görüyorum ama bir faydası olmadı. Siz ne tavsiye edersiniz hocam. Ilginiz için çok teşekkür ederim. Bu arada hocam alkol de alıyorum.

    • Geçmiş olsun,

      Depresyon yaygın bır rahatsızlık olmakla birlikte verdiği sıkıntılar kişiyi gün be gün strese sokabilir. Tedavisi mevcuttur. İlaçlar (antidepresanlar) tedavi yöntemlerinden biridir. Fakat ilaç kullanırken etkisini göstermesi için (2-4 hafta gerekebilir) sabırlı olmanız ve ilacı kontrolsüz bırakmamanız gerekir. Doktor kontrolünde sıkıntılarınızdan kurtulana kadar en az 6 ay kullanmanız gerekebilir.

      Psikoterapi de (Bilişsel Davranışçı Terapi gibi) depresyon tedavisinde yaygın olarak başvurulan bir yöntemdir. Tekrar hatırlatalım en ideali ilaç ve terapi kombinasyonudur.

      Alkolün depresyondan kaynaklanan sıkıntılardan kişiyi uzaklaştıracağı düşünülse de beyinde sedatif bir etki yapar. Geçici olarak kişi duyduğu kaygılardan kurtulduğunu zanneder. Yapılan araştırmalar ciddi alkol tüketen kişilerle depresyon arasında yakın ilişki bulmuştur. Ayrıca alkol antidepresanların yan etkilerini artırabilir ve duyduğunuz sıkıntıları şiddetlendirebilir.

      Uzman kontrolünde ilaç ve psikoterapi alıp, alkolden uzak daha kontrollü bir hayatı tercih ederseniz iyileşeceğinize inanıyorum.

      Melek

  38. Selam bende bir konu hakkında soru sormak istiyorum.
    Ben geleceğe dair çok kaygiliyim.Benim sevdiğim insan vardı onu hep yanlış anladigim için kendimide onuda sinir hastası ettim.En ufak bir şeyi kafaya takiyorum.Öyle yaptigim için bende soğuyor.Sevdiğini hissediyorum ama bu yüzden eskisi kadar değer vermiyor.Ben en ufak biseyde kiskandigim için üzerine çok gittim oda tedavi görüyor suan stresten ben sebep oldum sanırım ama hâlâ bırakmadık birbirimizi.Bende suan çok hastayım kaygıdan 2 gün yemek yemedigim oluyor.Onuda bırakmıyorum ama uzuyorum.Ne yapmalıyım çok stresli kaygılı biri oldum.Lütfen yardım edin..
    Şimdiden teşekkürler..

    • Merhaba,

      Kaygı ve stress kişiyi fiziksel, psikolojik, duygusal ve ruhsal yönden olumsuz etkiler. Hayatındaki kişiler de elbette bundan dolayı etkilenir. Ve uzaklaşmayı tercih edebilirler.

      Böyle bir durumda yapılacak en doğru adım kişinin bir uzmandan yardım alıp bu kaygı halinden kurtulmaya çalışması olmalıdır. İkinci adım da çevreye yani aile ve arkadaşlara düşüyor: onlar da bu aşamada bilgilenmeli ve anlayışlı olmalı.

      Geçmiş olsun dileklerimle,

      Melek

  39. Merhaba Melek Hanım

    Melek hanım benim sorunum çok hoşlanarak aldığım birşeyden hemen sıkılmak .Birde dostlarıma çok önem veriyorum mesela bir gün aramasa haber alamasam aklım onda takılı kalıyor her türlü kötü şeyi düşünüyorum bu beni rahatsız eder hale geldi artık telefon ve internet sayfasında bekler oldum lütfen yardım edin takıntılarımdan nasıl kurtulurum.

    • Merhaba,

      Genelde sevdiklerimiz ve değer verdiklerimiz için endişeleniriz. Bu çok normal ve gayet insani bir tepkidir.

      Bazen ne yaptığı ve nerede olduklarını bilemediğimizde, bir de kendisinden haber de alamıyorsak en kötü senaryoyu aklımıza getiririz. Çünkü onlara zarar gelmesini istemeyiz.

      Son zamanlarda medyada ya da çevremizde duyduğumuz felaket haberleri bizi çevreye karşı daha güvensiz hale getirdi. Özellikle büyük şehirlerde kontrolümüzün dışında bizleri endişelendirecek çok fazla faktör var.

      Fazla endişeli olmanın başka bir nedeni de kişiye duyulan güven eksikliği ya da suçluluk hissi olabilir. Heran ondan haberdar olma isteği kaybetme korkusundan ileri gelebilir.

      Eğer bu takıntılarınız sizi hayatınızın kalitesini düşürecek ölçüde rahatsız ediyor ve kendinizi kontrol etmekte zorlanıyorsanız lütfen uzman desteği alın. Özellikle terapi ile takıntılarınızın nedenleri üzerinde durabilir ve sağlıklı algılama ve düşünme metodları geliştirebilirsiniz.

      Sevgiler

      Melek


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 26 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: