Gönderen: Ruhdoktoru | Kasım 12, 2009

Anksiyete (Kaygı) ile Başa Çıkmanın Beş Yolu

depresyon,anksiyete,kaygıAnksiyeteyle başa çıkma yollarını öğrenme, özellikle yaygın anksiyete bozukluğu (generalized anxiety disorder) olan kişilerin tatminedici bir yaşam sürmesi için oldukça gereklidir. Profesyonel ve kendine yardım (self-help) gibi iyileştirme methodlarının ötesinde bu maddeler size günlük kaygınızla başetmeniz için yardımcı olabilir. Bir başka yazımızda da bahsettiğimiz alternatiflere ek olarak işte size beş öneri.

1. Yatışmaya Çalışın

Terapistlerin en yararlı başa çıkma yöntemi yatıştırmadır. Kendinizi yatıştırmayı ve rahatlatmayı öğrenerek yaşadığınız duyguları tolere edebilirsiniz. Bu an sonunda geçecek düşüncesi son derece yararlı olabilir. Önemli olan bunu düzenli yapmak ve buna güvenmekdir.

2. Nedenleri Belirleyin

Yaygın anksiyete bozukluğu olan birçok kişi, kaygısının gerçek nedenini belirlemek için uğraşır. Bunlardan bazılarının nedeninin ‘korku’ olması muhtemeldir. Fakat bazı kişiler de bu nedenleri bulmak için kendilerine izin vermezler. Kendine dürüst olup (ister olmasını istediğiniz birşey olsun ister daha ciddi birşey olsun) nedeni arama, etkin başa çıkma için önemlidir.

3. Problemi Çözün

Anksiyete bizi harekete geçirmeye ve problemleri çözmeye zorlar. Eğer problem üzerinde bazı etkileriniz varsa, hesaplı bir şekilde harekete geçmek kısa vadede kaygının yatışması için harika bir yol olabilir. Ne yazık ki bütün problemler çözülebilir değildir. Kontrol eksikliği ve belirsizliği yönetmeyi öğrenme bir diğer önemli başa çıkma ve tedavi yöntemidir.

umut4. Geçeceğini Unutmayın

Hayatta az şey kalıcıdır. Bu; yaşadığınız stresörleri, içsel fizyolojik durumlarınızı ve  mevcut endişelerinizi de içerir.  Anksiyeteniz alevlendiğinde ve stresiniz arttığında güçlü kalmaya çalışın, inancınıza sımsıkı sarılın ve geçeceğini unutmayın.

5. Gevşeyin

Bazı hızlı gevşeme tekniklerini öğrenmek anksiyeteyle başa çıkmak için harika bir yol olabilir. Kısa bir kas-gevşeme egsersizi yapmak, diyaframdan (göğsünüzden değil) yavaşça nefes alıp vermek, ve hızlı bir farkındalık (mindfulness) meditasyon seansı yapmak beden ve zihni sakinleştirmek için oldukça yararlıdır.

Çeviri: ruhdoktoru.com

Kaynak: About.com

About these ads

Responses

  1. İnanılmaz bir kaygı içerisindeyim, çok korkuyorum. Korkumun nedeni bir işe başlayacak olmam; işi başarıp başaramayacağım konusunda tereddütteyim. Kendime güvenimi kaybettim. Eğer işi başaramazsam kötü şeyler olacak gibi hissediyorum. Lütfen bana yardım tavsiyelerinde bulunun.

  2. Merhaba,

    Yeni işe başlayacak olan herkes bir miktar korku ve kaygı yaşar. Emin olun ki iş arkadaşlarınız ya da müdürleriniz de ilk başladıklarında aynı endişeleri taşıdılar. Bu sebeple onlar da sizden ilk aşamada kusursuz bir performans beklemezler. Zamanla ve tecrübeyle hatta bazen hata da yaparak işinizi en iyi şekilde yapabilir hale geleceğinize eminim.

    Unutmayın yeni bir iş yeni bir başlangıçtır. Kendinize bir şans vermelisiniz.

    Sevgiyle kalın…

  3. Merhabalar,

    Yazınızı çok beğendim, sayfalarca yazıya bedel öz bir yazı. Bir dönem popüler psikoloji, NLP ve kişisel gelişim ile ilgilenmiştim ama açıkçasını söylemek gerekirse birçoğu beni tatmin etmiyordu. Çünkü neredeyse hepsinde insanın egosu ön plana çıkartılıp “sen istersen her şeyi yapabilirsin” mesajı veriliyordu. İnsan bu kadar acizken ve giriştiği birçok şeyi bitirmeyi beceremezken egoya bu kadar vurgu yapılması hiç bir işime yaramadı ve daha çok ümidimi kırdı. Sizin sitenizi çok beğendim. Bir çok konu güncel hayatımıza yönelik ve pratik tavsiyeler içeriyor ve makul önerileriniz var. Emeğinize sağlık. Teşekkür ediyorum Melek Hanım
    Bir sorum olacak. Öğrenciler için en stresli ve kaygılı dönemleri herhalde sınavlarıdır. Genellikle sınav haftası gelip çatana kadar çalışmaktan kaçındığım için son hafta biyolojik ve psikolojik olarak tamamen kilitleniyorum. Tabi ortaya bir fiyosko çıkıyor. Yapmam gerekli olan her şeyi aynı anda düşünüp gözümde büyütüyor ve problemlerle yüzleşmekten ziyade kaçmaya çalışıyorum. En güzeli olmuyor derken hiçbirşey olmuyor ve ümidimi yitiriyorum. Bu dünyada hiçbir işe yaramaz zavallı biri gibi hissediyorum kendimi. Bu ruh haletinden kurtulup sınavlarımda başarılı olmam için neler tavsiye edersiniz ?

    • Merhaba,

      Öncelikle blogumla ilgili güzel yorumlarınız için teşekkür ederim.

      Yaşadığınız durum öğrenciler (hatta çalışanlar) için oldukça yaygın bir durum. Son dakika insanı olmayı seviyoruz. Sorumluluklarımızın farkında olduğumuz halde erteliyip sırtımızda yükünü taşıyoruz, bu da yetmez gibi sonuç elbette bizi tatmin edecek nitelikte olmuyor. Gördüğünüz gibi bu bir süreç. Sizi de en çok etkileyen sonuç. Düzelmesi gereken yer ise bu sürecin başlangıcı. Sorumluluklarınızı yerine getirdiğinizde tatmin duygusu kendiliğinden gelecektir.
      Size etkili çalışmaya ilişkin birkaç tavsiyede bulunacağım. Umarım işinize yarayacak noktalar olur.
      1. Amaç. Öncelikle yapmanız gereken iş ne olursa olsun (sınav, proje) hedefinizi tekrar bir hatırlayın. Asıl amacınızı ve ideallerinizi düşünün. Uğraştığınız şeylerin bu gaye için atılması gereken adımlar olduğunu bilin. Unutmayın her biri sizi hedefinize daha da yaklaştıracak.
      2. Zaman. Çalışmanız için uygun zamanı belirleyin. Ve bu zaman dilimlerini tercih edin.
      3. Konsantrasyon. Etkili çalışmak için konsantrasyon şart. Dikkatinizi dağıtacak şeylerden (telefon,internet, hatta arkadaş!) uzaklaşın. Müzik dinlemek odaklaşmanıza engel olmuyorsa, kulağınızda hafif bir müzikle dışarıdan gelecek diğer dikkat dağıtacak unsurlardan uzaklaşmış olursunuz.
      4. Mola. Çalışmak saatler boyu hiç kalkmadan masa başında oturmak değildir. Dikkat dağılır zihnin dinlenmeye ihtiyacı vardır. Zihin yavaş yavaş körelen bir bıçak gibidir, Bir süre sonra işe yaraması için daha da fazla zaman harcarsınız. 40- 50dk da bir onar dakikalık molalar verin. Zihninizi bileyin.

      Sevgiler,

      Melek

  4. Sayın doktorum,
    gerek blogunuz gerekse sorulara verdiğiniz ayrıntılı yanıtlar için çok teşekkürler. Bizim sıkıntımız , oğlumun yoğun endişeleri var.. 12 yaşında, geceleri veya günün herhangi bir saatinde içine bir sıkıntı geldiğini, ellerinin terlediğini,içinde bilinmeyen nedenlerden korkuları olduğunu,vebu yüzden sanki bir balon şiştiğini hissettiğni söylüyor. Kötü düşüncelerin geldiğini bunları yoketmek için başka şeyler düşünse de onları bu kötü düşünceleri yok etmek için düşündüğü için bir işe yaramadığını ifade ediyor. Canavar veya harhangi bir yaratık ile bu korkularının ilgisi olmadığını , bizleri kaybetmek korkusu yaşadığını söylüyor.yemek yerken de sevdiği şeyler bile olsa 4 -5 lokmadan sonra sanki o yemeğin işkence haline geldiğini söylüyor.
    Çocuğumuzdaki stres, korku ve kaygıları nasıl azaltabiliriz? Evde uygulamamız gereken metodlar var mıdır? Onu nasıl bu korkularını yenebileceği konusunda cesaretlendirebiliriz, sadece artık büyüdün ,yenebilirsin bunları mantıklı düşün demekle olmuyor. Yardımlarınız, önerileriniz ve rehberliğiniz için şimdiden teşekkürler.

    • Merhaba,

      Oğlunuzun endişelerinin nedenini öğrenmek, ona yardımcı olabilmek için atılacak ilk adımlardan biri. Bunun için en kısa zamanda oğlunuzu bir uzmana (psikiyatrist, psikolog) götürüp profesyonel takibi altına girmesini sağlamanız gerekiyor.
      Bunun yanında siz ebeveynlerine düşen şey ise; çocuğunuza her zaman yanında olduğunuzu hissettirmeniz. Onu dinleyin. Kendisini ifade ettiğinde de “öyle bir şey yok, saçma bunlar, mantığa uyuyor mu?” seklinde ifadelerden kaçınmamız gerekiyor. Aksi halde kendisini ailesinin de anlamadığını, tüm korkularının arasında yalnız olduğunu düşünür. İhtiyaç duyduğu her an size rahatça ulaşabileceği mesajını verin. Uzman takibi altında kısa zamanda toparlanacağını düşünüyorum.

      Geçmiş olsun,

      Sevgiler

  5. Merhabalar ” öncelikle kaygı bozukluğumun nedeni etrafımdaki kişilerce kafana takma yoksa gerçek olur düşüncelerin ortaya çıkardığı stres kafamda çıkardığım durum düşünmek istemediğim halde bu söylenti kafamda ağır bir his oluşturuyor ve etrafımdakilerin söyledikleri gibi düşünürsem olur mu korkusu 2 yıldır kafamda sizce nedenli bir durumdayım. Önerileriniz için şimdiden teşekkürler.

    • Merhaba,

      Oncelikle her insanda stres ve kaygi duyulan alanlar mevcuttur. Hayatin normal bir parcasi oldugunu unutmayalim. Uzerinde dusunmek gerceklesmesine sebep olmaz. Cevrenizdeki insanlar size yardimci olamadigi zaman bazi otomatik kaliplarla guya yardimci olmaya calisirlar. “kafana takma yoksa gercek olur” da bunlardan biri. Size sunu soyleyebilirim ki, eger yasadiginiz herhangi bir olumsuz durum hayatinizin bir veya iki alanini (ev, okul, is) olumsuz derecede etkiliyor ve hayat kalitenizi dusuruyorsa bir uzmana gitme ve onun takibi altina girme zamaniniz gelmis demektir. Yasadiginiz kaygiyi kontrol altinda tutacak ve size bu zor zamaninizi atlatmada yardimci olacak cok sayida uzman var.

      Gecmis olsun,

      Hayat elimizdeki en kiymetli emanet, bunu unutmayin.

      • Cevabınız için teşekkür ediyorum. Yani aklıma kurduğum bir hastalık düşünmekle ya da böyle bir durum ortaya çıkarmaz değil mi ? Zaten böyle bir düşünce oluşmasının sebebi de söylediğim gibi etraftaki insanların takma gerçek olur sözleri. Teşekkürlerimi sunuyorum.

      • Rica ederim. Düşünce yoluyla hasta olmazsınız. Dediğiniz düşünceleri kontrol altında tutmakta zorlanıyorsanız bir uzmandan yardım almayı ihmal etmeyin. Benim burada söylediklerim yol gösterebilir fakat asıl çözümü daha kapsamlı ve takibi altında olduğunuz uzmanlardan bulabilirsiniz.

        Sevgiler

        Melek

  6. Merhaba yazınızı çok beğendim ve yorumları okurken gerçekten önemseyerek yorumlar yapmışsınız bundan dolayı bende içsel sıkıntımı yazmak istedim. Arkadaşımın belirtiği durum bende de var üzerinde durulan bir hastalığın örneğin kalp krizi kafaya takmakla ortaya çıkacak bir durum olacağını düşünürdüm.Okul dershane gerçekten beni yoruyor kafamda bir de bu düşünce. Üzerinde durulan durum gerçekleşmez demişsiniz gerçekten çok rahatladım. Anksiyete bu olabilir mi ?

    • Merhaba, yorumunuz için teşekkürler. Elimden geldiğince vakit ayırmaya calısıyorum.

      Öncelikle bu düşünceye sahip olmanızın bir nedeni var mı bunu bilmek lazım. Yakın çevrenizde kalp krizi yasayan biri ya da televizyonda bu durumu yasamış olanlara ekrandan tanıklık etmeniz bile sizi bu düşüncenin etkisi altında bırakmaya yetmiş olabilir. Olumsuz görüntülerden ve ortamlardan uzak durmaya çalışın.
      Kalp krizi geçirmeyi düşünmek geçirmeye neden olmaz. Kalp krizine neden olan başlıca faktörler şunlardır: yaş (erkeklerde 45 yaş ustu daha riskli), yüksek kolesterol, tansiyon, diyabet, genetik yatkınlık, obezite , alkol, sigara..
      Okul sizi zihnen ve bedenen yeterince meşgul ediyor. Kendinize zaman ayırıp, arada rahatlayacağınız ve huzur bulacağınız ortamlara gitmeye çalışın. Herkesin kendini dinlendirme yöntemi vardır. Dinlenin, stresten uzaklaşın. Böylece kendinizi daha güçlü hissedip, olumsuz düşüncelerden daha kolay kurtulabilirsiniz.

      Sevgiler..
      Melek

      • Tabi, böyle bir düşünceye sahip olmamın nedeni yakın bir arkadaşımın kalp krizinden vefat etmesiydi. Ben de yaşarmıyım acaba diye düşünürken ailemin; “düşünme düşüncenle getirirsin..” gibi sözleri, bende bu düşüncelerin obsesif bir takıntı haline dönüşmesine neden oldu. Aşırı derecede anksiyete yaşadığımı düşünmüyorum açıkcası; çünkü anksiyete ile ilgili araştırma yaptığımda titreme, kalp çarpıntısı gibi nöbetler yaşandığı gözüküyor. Lakin beni düşündüren sadece söylenmiş bir sözdü..

        Beni gerçekten verdiğiniz cevapla rahatlattınız, teşekkür ederim.

  7. merhabalar,
    bana sosyal fobi teşhisi konuldu ve belli durumlarda örneğin yeni tanıştığım ya da çok tanımadığım insanlarla yemek yeme gibi durumlarda ortaya çıkıyor..aşırı derecede kusma mide bulantısı kaygısı yaşıyorum..o an ter basıyor,beynim sanki işlevini yitiriyor..dünyadan kopuyorum..bu panik anını hissettiğim zaman yapabileceklerim nelerdir..bir aydır ilaç kullanıyorum ayrıca..teşekkür ederim..

    • Merhaba,

      Öncelikle geçmiş olsun. İlaç tedavisinin yani sıra terapi de alırsanız daha hızlı bir şekilde bu durumun üstesinden gelebilirsiniz. Örneğin Bilişsel Davranışsal Terapi ile bahsettiğiniz dönemlerdeki yükselen anksiyetenizi nasıl kontrol edeceğinizi öğrenebilirsiniz. Doğru nefes alma ve rahatlama teknikleri işinize yarayabilir. Ayrıca bu terapilerle sosyal becerilerinizi de geliştirebilirsiniz.

      Nefes alma teknikleriyle ilgili şunu söyleyebilirim: kaygı anında insan kesik kesik nefes alır. Diyaframı genişletme egzersizleriyle, rahat olduğunuz zamanlardaki gibi daha yavaş ve daha derin nefesler alabilir ve kendinizi daha rahat hissedebilirsiniz.

      Siz çözüm için en büyük adımı atmış ve bir uzmana gitmişsiniz. Bu göstermiş olduğunuz cesareti devam ettirir ve kararlı olursanız en kısa sürede bu süreci atlatacağınıza inanıyorum.

      Sevgiler

      Melek

  8. Merhaba,
    Öncelikle bu blogda yer alan değerli yazı ve yorumlarınız için size teşekkür ederim. 1,5 yıldır sürekli korku, endişe, başıma kötü bir şeyler gelecek hissi ile yaşıyorum. Yaptığım araştırmalar neticesinde anksiyete bozukluğuna benzer ruh haleti içinde olduğumu farkettim. (Bana herhangi bir uzman tarafından böyle bir teşhis konulmadı; ama genel olarak anksiyete belirtilerinin çoğuna benzer durumlar yaşıyorum) Bu durum neticesinde hayattan hiç keyif almamaya, aile ve arkadaşlarıma karşı tahammülsüz davranmaya, en ufak bir olumsuz durumda pireyi deve yapıp o konuyla ilgili olabilecek en olumsuz senaryoyu düşünmeye başlıyorum. Tabii ki iş ve sosyal yaşamım bundan kötü etkileniyor; ama sormak istediğim şudur ki üniversiteden mezun olduktan sonra çok arzu ettiğim bir alanda çok iyi imkanlarla çalışmama rağmen işimden hiç keyif almıyor ve hatta yaptığım tercihler (üniversite, bölüm, iş) konusunda pişmanlık duyuyorum. Kendime yeni yollar açma belki yeni bir üniversite, yeni bölüm gibi düşünceler taşımaya başladım. Ve şimdi merak ediyorum; şuan iş yaşamı ile ilgili tatminsizlikten dolayı mi acaba anksiyeteye benzer bir durum yaşıyorum yoksa anksiyete gibi bir durum sonucu olarak iş yaşamım kötü etkileniyor?
    Teşekkürler.

    • Merhabalar,

      Yorumunuzdan yola çıkarak; kendinizin farkında ve yaşadığınız sıkıntılara çözüm aramaya çalışan yapıcı bir kişiliğe sahip olduğunuzu düşünüyorum.
      Farkındalığa sahip, çözüm odaklı insanların yolunda gitmeyen birşeyler olduğunu farkettiklerinde genelde ilk yaptıkları şey: durumun ne olduğunu anlamaya çalışmak, sebep olan faktörleri bulmak ve de çözüm yollarını keşfetmek olur. Fakat yolunda gitmeyen şey “kendileri”yle direkt bağlantılıysa biraz kafalar karışabilir. Psikologlar işte tam bu noktada devreye girer/girmelidir. Bu yolu birlikte daha kısa ve daha güvenli bir şekilde yürümenizde size yardımcı olurlar.

      Bahsettiğiniz tatminsizlik ve yaşadıklarınız arasında birbirini besleyen karşılıklı bir ilişki var. Bir sonraki yazımı bu konuya (yaşam doyumu/life satisfaction) ayırmaya çalışacağım. Size yardımcı olacağını düşünüyorum.

      Sevgiler

      Melek

    • Merhaba Nazif nasılsın ?
      Bu hastalığın şu anda hangi aşamada , düzeldi mi ve düzeltmek için neler yapıyorsun ?

  9. merhaba,ben psikiyatriste gittim bana panik atak teşhisi konuldu,ama hamile oldugum için ilaç kullanamıyorum. ilk başlarda kalp krizi mi geçircem veya bayılıcammı gibi korkularım vardı,şimdi ise kafam uyuşuyor ve kafamın içi hep konuşuyor hiç susmuyor,hep olumsuz korkular yaratıyor veya etkileniyorum,etkilendiğim veya aklıma gelen her korkuyu kafamda senaryolarla yaşıyorum ya olursa ya yaparsam diye,bunlar sürekli değişiyor,mesela kendime veya etrafıma zarar verirmiyim?veya aklımı kaçırmak, bu ana başlık ben bu başlıkları alıp resmen senaryolar yazıyorum kafamda,herşeyden korkuyorum, insanlardan biri bana baktığında bile tip tip korkuyorum,sessizlikten korkuyorum delirirsem diye,tek kalamıyorum,sizce bu hastalığın adı ne?

    • Merhaba,

      Öncelikle geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum,

      Size cevap yazarken yazının biraz uzun olduğunu fark ettim. Bu yüzden yeni bir yazı olarak yayınlayıp, daha çok kişiye ulaşmasını uygun gördüm.

      Umarım size yardımcı olur,

      Sevgiler

      Melek

  10. [...] anksiyeteyle başa çıkma üzerine yayınladığım yazı halen bloğumdaki en popüler yazılardan birisi olma unvanını [...]

  11. merhabalar.sitenizi inceledim herkesin sorularını cevaplamışsınız bana da yardımcı olacağınıza inanıyorum.ben sorunumu size örnek vererek açıklayacağım.mesela arkadaşlarımın yakınlarından biri vefat ediyor ona bir başsağlığı dileyemiyorum bu sadece bir tanesi…çok utangacım internetten araştırdığıma göre anksiyete hastasıyım sanırım.bir sorun oluyor sürekli kafamı onunla meşgul ediyorum aklımdan çıkaramıyorumartık çok sıkıldım bana yardımcı olacağınıza inanıyorum size güveniyorum lütfen cevap yazın..

    • Merhaba,

      Yorum yazan okuyucularım hakkında yeterli bilgiye sahip olamadığım için, yazılanlarla yetiniyorum. Elbette sizleri tanımadan tahmin yürüterek yardımcı olmaya çalışmam yeterli değil. En güzeli, her zaman söylediğim gibi, takibi altına gireceğiniz bir profesyonelden yardım almak.

      Anksiyete bozukluğu; korku ve endişeyle birlikte seyreden birbirinden farklı çeşitleri olan (sosyal fobi, obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu..vs.) psikolojik rahatsızlıkların genel adıdır. Ortaya çıkan semptomlara göre uzman tarafından doğru tespit yapılır, ve iyileştirme süreci başlar.

      Utanç duygusunun altında yatan farklı sebepler olabilir. Örneğin; mahçup olma, küçük düşme korkusu utangaçlığa dolayısıyla sosyal hayattan izole olmaya neden olabilir. Hayatın büyük bir parçası olan sosyal yaşamdan uzaklaşmak da insanı anksiyeteye yani kaygıya itebilir.

      Başvuracağınız bir uzmanın (psikolog, psikiyatr) profesyonel takibiyle; yasadığınız kaygıyı ortaya çıkaran düşünceler sorgulanıp işlevsel olanlarıyla yer değiştirilir, sosyal becerileri geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılır. Bu aşamaların hepsi sizinle işbirliği halinde, adım adım hedefe yönelik şekilde ilerler. Gelişmeleri kendinizde fark ettikçe, artan motivasyonunuzla hızlı bir şekilde sağlıklı ve mutlu bir yaşantıya adım atacağınıza inanıyorum.

      En kısa zamanda istediğiniz güzel günlere kavuşmanız dileğiyle,

      Geçmiş olsun,

      Psik. Meleknur Soylu

  12. Merhaba,

    Umarım bana da yardımcı olursunuz. 2 yıldır bu hastalığı yaşıyorum tabi yaşamak denilirse artık dayanamıyorum. Cok kötüyüm beynim kendi kendine tarih beirleyp işte bu tarite öleceksin diyor. Yok bunun başına şu gelecek. Benimki daha çok ölüm korkusu, doktor anksiyete deyip bana bir ilaç verdi ama iyi gelmedi. Gün geçtikçe daha kötü olduğumu hissediyorum. Ne olur yardım edin.

    • Merhaba,

      Öncelikle geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.

      Uzmana gitmekle en büyük adımı atmışsınız; fakat size yardımcı olabilmeleri için takibi (gözetimi) altına girmelisiniz. Yani size dediği şekilde tedaviyi aynen uygulamalı, zamanında kontrole gitmelisiniz. Kontrole gittiğinizde size iyi gelecek şekilde tedavi tekrar şekillenir, gerekirse yöntem değiştirilir.

      Ölüm, hayatın bir parçası. Herkes bir gün öleceğini bilir. Kimi bu gerçeği umursamadan hayatını yaşar, kimi de (inancına göre) sonrasını düşünüp hayatını ona göre şekillendirir. Ölümü nasıl algıladığımıza göre hayatımız etkilenir. Onu bir yok oluş, sevdiklerimizden ayrılış, her şeyin sona ermesi olarak görüyorsak getirdiği endişe de o ölçüde olacaktır.

      Dinlerin çoğu ölümü bir bitiş olarak değil, yeni bir başlangıç olarak görür. Ve ölüm ötesi hayatin varlığını bizlere hatırlatır; oradaki mutluluğumuz için bizlere doğru bir hayatin reçetesini sunar.

      Şikâyetleriniz için tekrar bir uzmana gidip, istikrarlı bir şekilde tedavinizi sürdürmenizi tavsiye ediyorum. İnancınıza göre Yaratıcıya yaklaşarak, O’ndan yardım dileyerek ve huzurunda bulunduğunuz anları artırarak manevi anlamda huzura kavuşacağınıza inanıyorum.

      Geçmiş olsun,

      Melek

  13. Merhabalar ,
    Bende de anksiyete hastalığının olduğunu düşünüyorum . Bunun nedenlerini de gayet iyi biliyorum .
    Kendimi sakinleştirmek için geceleri uyumadan önce klasik müzik dinliyorum ta ki sabaha kadar , bu bana çok iyi geliyor ama sorunları gündüz tekrar yaşıyorum hem de ufak bir aksilikten meydana çıkıyor.Bunların çok saçma olduğunu söyleyip sakinleşmeye çalışıyorum ve bir süre sonra sorunları tek tek çözmeye çalışıyorum ancak bu seferde kafayı yiyorum yani yine büyüyor sorunlar.Günüm böylece zehir oluyor kısır döngüde gidiyorum hiçbir şey yapmak istemiyorum bazen kendi kabuğumda kalmak daha mantıklı geliyor ama olmuyor hayat beni hep zorluyor , sürekli çelişkide bırakıyor beni bu da kararsız olmama neden oluyor vb. insanın gücünü zayıflatan sorunlar ortaya çıkıyor.
    Maddi durumum psikologa gitmeme engel oluyor , ben sadece günlük hayatta basit ama pratik çözümler arıyorum bu konuda .
    SAYGILARIMLA .

    • Merhaba,

      İnsan tek başına yaşayacak psikolojik donanımla yaratılmamış. Muhakkak sosyal çevreye ve sosyal desteğe ihtiyaç duyarız. Sıkıntılarımızı, dertlerimizi, mutluluk ve heyecanlarımızı (kısacası hayatımızı) paylaşacağımız insanlara muhtacız. Birlikte yaşadığımız bu insanlarla her zaman kusursuz bir ilişkimiz olamaz, kimi zaman birbirimizi iyi anlayamayız, bazen birbirimize müdahale ederiz. Tüm bunlara rağmen birbirimize ihtiyacımız var.

      Kendi organize ettiğimiz küçük dünyamızda yaşamak uzaktan keyifli (dertsiz) gelse de; yaradılışımıza uygun olan, birlikte örgülenmiş bir hayati paylaşmaktır. Mümkün olduğunca sabırlı ve saygılı olursak yaşanılan sorunları çözebilmek için gerekli gücü elde etmiş oluruz.

      Günlük problemler karşısında, stresinizi yatıştırmak için birkaç yöntem paylaşmak istiyorum:
      • Geçmişte benzer sorunlarla karşılaştığınızda kullandığınız işe yarar yöntemleri düşünün.
      • Sorunun mizahi yönünü keşfetmeye çalışın
      • Deneyimlerinizi paylaşacağınız güvenilir bir arkadaş edinmeye çalışın
      • Çevrenizdekilerin benzer sorunlar karşısında kullandıkları baş etme yöntemlerinden faydalanın
      • Ve en önemlisi hayatınızda sürprizlerle karşılaşabileceğiniz gerçeğini unutmayın, ve isteğinizin dışında gelişen sorun diye adlandıracağınız bu durumların sizi endişelendirmesine izin vermeyin.

      Unutmayın, yaşadığınız endişe hayatınızın birkaç alanını olumsuz yönde etkiliyor ve yaşam kalitenizi düşürüyorsa bir uzmana gitmeniz gerekir.

      Mutlu kalın,

      Meleknur

  14. Merhaba Melek Hanım,
    Eşyalar düşerken onları tutacağıma kulaklarımı ve gözlerimi kapatıp bulunduğum yerden uzaklaşıyorum .Bu durum nasıl bir şey ve ne yapabilirim?

  15. merhabalar, ben doğum esnasında ölüm tehlikesi atlattım. sonra kızım 2 yaşındayken kucağımda havale geçirdi. aradan bir ay sonra havale geçirdiği şehre tekrar gittiğimde çok kötü oldum. tansiyonum yükseldi, nabzım 120′lere çıktı. sonra sürekli baş ağrıları, uyuşmalar, kalbime batar girmeler, göz seyirmeleri, kas seğirmeleri daha neler neler. hergün kontrolümü kaybedecekmişim korkusu, kalp krizi geçirme korkusu ile 6 ay geçti. sonra bir gün kendime dün çok kötüydüm. dün ölmediysem bugün de ölmem dedim, dünkü belirtilerim bundan daha kötüydü ama hiçbirşey olmadı dedim ve bunu hergün yaptım. ayrıca rekleksolojiye de gitttim 10 seans. Ve sonrasında kendimi toparladım. aradan 2 yıl geçti. bu sene de daha az yoğunluklu bu tarz belirtilerim oldu. hala zaman zaman kötü olacakmışım duygusu yaşıyorum ama biliyorum ki o anlar geçecek. bir de şunu fark ettim. insan kalbim hızlı mı çarpıyor diye kalbine dikkat kesiliyor ve nefes almayı unutuyor. ve kalbim hızlı çarpıyor diye stres yapıp kesk kesik nefes almaya başlıyor. sonra vücutta oksijen azalıyor ve kalp oksijen ihtiyacını karşılamak için daha da hızlı atmaya başlayıp bir kısır döngü yaratmaya başlıyor. ben kendime bir tansiyon aleti aldım. nabzımı ve tansiyonumu en kötü hissettiğim anlarda ölçüyorum. kötü durumlara nabız atışım bile düzensiz çıkıyor. ama sonra derin nefes alıyorum yavaş yavaş. bak bu tansiyon ve nabızda bile birşey olmuyor diyorum kendime. tansiyonum ve nabzım 2-3 ölçüm sonrası hemen normale dönüyor. bir de dikkatimi dağıtacak başka işler yapıyorum. mesala hemen ev işi yapmaya başlıyorum. yürüyüşe çıkıyorum. melisa çayı, papatya çayı içiyorum. çay kahve tüketmiyorum. ama şunu da söyleyeyim. kalbim çarpacak diye yemek yemeği de kestim yemekten sonra daha kötü oluyordum çünkü. bu sayede de 10 kilo verdim. bu da işin güzel yanı. bu tarafı da görmek lazım. umarım bende de de sizde hayattan zevk almanızı engelleyen bu belirtiler en kısa sürede kaybolur.

  16. merhaba öncelikle kendimizi çaresiz hissetiğimiz anlarda internetin başına geçipte acaba benim gibi olanlar var mı diyerek kısa bir araştırma yaptığımızda sizin gibi doktorlardan tavsiyeler almak güzel…

    Benim problemimde tekdüze bir yaşamım var. Mesela işe gitmek, eve gelmek, hafta sonları ailenle birlikte olmak vs. Bunun dışında mesela sınava girerken aşırı bir kaygı duyuyorum, nefesim daralıyor, insanların beni farketmesinden de korkuyorum, istemsiz bir kaygı duyuyorum, aynı şekilde belki çok saçma ama bugün saçımı kestirmek istedim. Kuaföre gittim. Aynı stresi bugün de yaşadım, oturduğum koltuktan kalkıp uzaklaşacaktım o ortamdan ve zaman zaman yaşıyorum. Kurtulmayı çok istiyorum bu durumdan.

  17. Merhaba,ben hamileyim daha önce anksiyete bozukluğum vardı.Hamileliğim sırasında da sürekli bebeğime bir şey olacak,bir hastalık kapacağım ve benim yüzümden sakat doğacak diye korkuyorum.Kaygılarım hep bebek üzerine.Biliyorum bazen kendime abartma,sakin ol diyorum ama söz dinletemiyorum.Ne yapabilirim yardımcı olursanız sevinirim.

    • Merhaba,

      Oncelikle bebeginiz icin tebrik ederim. Hamilelik donemi kaygilarin yogun yasandigi bir donemdir. Ve bunun icin de guzel bir nedeniniz var: karninizda bir canli hayat buluyor. Bebeginiz icin ne yemek icmek daha dogru, neler yapmak daha uygun diye dusunmeniz cok normal. Ayrica bebeginizin saglikli olup olmadigini, sizin hayatinizi nasil degistirecegini dusunmeniz de cok yerinde. Ancak yasadiginiz stres ve kaygi gunbegun artiyorsa o zaman bununla basetmek icin daha farkli yollar aramalisiniz.

      Oncelikle yasadiginiz korkulari esinizle, diger aile bireyleri ve de arkadaslarinizla paylasabilirsiniz. Onlardan gelecek destek size bu yolda yalniz olmadiginizi hissettirecektir. Diger anne adaylariyla biraraya gelmeniz de sizin bu endiseler konusunda tek olmadiginizi hatirlatacaktir. Sizi takip eden doktora da bu konuyu actiginiz halde, endise durumunda artis olmasi durumunda bu konuda rahatlatacak bir uzmana danisilabilir ve onun takibi altina girilebilir.

      Size bebeginizle birlikte saglikli ve mutlu bir yasam diliyorum.

      Sevgiler

      Melek

  18. Merhaba Doktor Hanım,
    Benim sormak istediğim bir şey var öncelikle cevabınız için şimdiden teşekkür ediyorum ve bu güzel, faydalı yazınız için size teşekkür ediyorum. Benim erkek arkadaşıma psikaytr tarafından anksiyete bozukluk teşhisi koyuldu ve hem ilaç hem psikolog tedavisine başlatıldı fakat o iyileşmeye çalışırken biz çevresindekiler ona nasıl davranmalıyız? Kendini çok mutsuz, çok yorgun, ve çok neşesiz hissediyor bu durumda ona nasıl yaklaşmalıyız kafasını biraz olsun nasıl dağıtabiliriz?

    • Merhaba,

      Gecmis olsun dileklerimi sunarak yorumunuz icin tesekkur etmek istiyorum. Sorunuzun bircok kisiyi ilgilendirecegini dusunuyorum. Daha genis kapsamli ele alip bir sonraki yazimizda buna yer vermeye calisacagim.

      Sevgiler

      Melek

      Edit: Anksiyetede Aile ve Arkadaş Desteği
      Faydali olmasi temennisiyle…

  19. merhabalar melek hocam,

    bende birkaç alanda kendimde anksiyete olduğunu düşünüyorum. bir bayanla tanıştım ve kısa sürede evlenmeye karar verdik daha sonra ben bu bayanı seviyor muyum sevmiyor muyum beğeniyor muyum beğenmiyor muyum diye kararsızlığa düştüm ya evlendikten sonra mutsuz olursak boşanırsak vb. böyle şeyler aklıma geliyordu daha sonra bunu kendisine söyledim o beni bırakmak istemedi ama benimde aklım iyice karışmaya başladı iştahsızlık mutsuzluk da üzerine eklenince ben daha fazla dayanamadım ve ayrıldım bir kavgamız bile olmamıştı ve birbirimize fikir olarak çok uygun olduğumuzu düşünüyorduk . O kişiyi üzdüğüm içinde çok üzüldüm hocam bir daha bu yola girip birinin vebalini alırsam diye düşünerek öz güvenim de azaldı ve aynı şeyi yaşarsam diye endişeleniyorum, moralim bazen bozuluyor bunun dışında alışmadığım bir ortamda toplum önünde konuşmada zorluk çeken biriyim çok şükür yaygın bir mutsuzluğum olmamıştı hocam Allah’a inanan ve ibadetlerimi yapan biriyim yaşım 24. Sizce bu sıkıntıların sebebi nedir hocam ilaç kullanmam gerekir mi acaba evliliğe uygun olmayan biri miyim çözüm için ne önerirsiniz teşekkürler.

    • Merhaba,

      Evlilik oncesinde yasanan gel-gitler, mantikli gibi gorunen fakat sonrasinda pismanliklara sebebiyet veren acele kararlar bu onemli surecte adaylarin onune cikan engellerin saglikli bir sekilde asilamadigini gosterebilir.

      Bir sonraki yazimi evlilik oncesi kaygilara yer ayirmanin isabetli olacagini dusunuyorum. Umarim sizin icin de aydinlatici olur.

      Aradiginiz mutlulugu bulabilmeniz temennisiyle,

      Melek

      Edit: Arayi acmadan yaziyi bloga ekledim:
      Yoksa Yanlış Mı Karar Verdim?: Evlilik Öncesi Sendromu

  20. […] çok ihtiyaç olduğunu bir kez daha anlamış oldum. Geçen günlerde bloğuma gelen bir yorum üzerine bu konuyu ele almaya karar verdim. Evlilik öncesinde yaşanılan strese bağlı verilen […]

  21. […] önceki yazımda bloğuma yaptığınız bir yorumdan esinlenmiştim. Bu yazıyı da yine bir yoruma cevap niteliğinde kaleme almak istiyorum. Daha interaktif bir yol izlemiş olalım. Yorumu yapan […]


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: